Onlarsız olmaz!
Anadolu’nun bir köyünden aşçılığı öğrenmek için İstanbul’a gider. Paşaların, sanatçıların, memleketin bütün kalantorlarının ağırlandığı bir konakta aşçı çırağı olur.
Bir gün bahçede ibikli tarla kuşu görür. Tepesinde tüy olan bu renkli kuşu yaşamında ilk kez görmektedir. Saf delikanlı kime soracak? Tabi ki ustasına;
“Usta bu ne?”
Ustası da bu kuşu ilk kez görmektedir. Ama koca usta; çırağına “bilmiyorum” diyecek hali yok.
Ağzını yüzünü buruşturarak:
“Bunlar onlardır” der…
“Haaaa…” der çocuk ama kafasına takılır: İyi de onlar ne?” önce bir kıvranır, sorup sormamakta karar veremez ama nihayetinde:
“Usta, peki tepelerindeki ne?”
Bu kez usta daha da bilgiç bir tavır takınarak, küçümseyen bir........
