Trafik düzeni mi, vatandaştan tahsilat mı?
Meclis’ten geçti, Resmî Gazete’de yayımlandı ve yürürlüğe girdi. Yeni trafik düzenlemesi artık hayatımızın bir parçası. Ancak vatandaşın aklındaki soru çok net: Bu bir trafik düzenlemesi mi, yoksa vatandaşa kesilmiş ağır bir fatura mı?Yeni düzenlemeyle birlikte trafik cezaları öyle rakamlara ulaştı ki, sıradan bir vatandaş için ödemesi neredeyse imkânsız hale geldi. Bir hata yaptığınızda karşınıza çıkan rakamlar, adeta bir maaşı hatta bazı durumlarda birkaç maaşı buluyor. Elbette trafik kuralları hayati öneme sahiptir. Elbette kazaların önüne geçmek gerekir. Kimse buna itiraz etmiyor. Ancak ceza ile caydırıcılık arasında ince bir çizgi vardır. O çizgi aşıldığında, ortaya adalet duygusunu zedeleyen bir tablo çıkar.Bugün sokaktaki vatandaşın söylediği şey çok açık:“Bu cezalarla araç kullanmak lüks haline geldi.”Bir aile düşünün. Çalışmak için arabasına binen, çocuklarını okula götüren, işine gidip gelen bir vatandaş… Bir anlık hata ya da küçük bir ihlal karşısında öyle bir ceza ile karşılaşıyor ki, bu ceza adeta bir ekonomik darbe niteliği taşıyor.Peki soralım:Bu düzenlemeler gerçekten trafik güvenliğini mi artıracak, yoksa vatandaş ile devlet arasındaki güveni mi zedeleyecek?Devletin görevi vatandaşını cezalandırmak değil, düzen kurmaktır. Kurallar elbette olacak, cezalar elbette uygulanacak. Ancak ölçü kaçtığında, ceza bir güvenlik aracı olmaktan çıkar ve bir gelir kalemine dönüşür.İşte vatandaşın tepkisi de tam burada başlıyor.Bugün toplumda oluşan algı şu:“Devlet trafik düzeni sağlamıyor, vatandaştan para topluyor.”Bu algı doğru mu, yanlış mı ayrı bir tartışma konusu. Ama önemli olan şu ki bu düşünce giderek yayılıyor. İnsanlar artık trafik cezasını bir güvenlik uygulaması değil, bir tahsilat mekanizması gibi görmeye başladı.Hiç kimse kuralsız bir trafik istemez. Hiç kimse kazaların yaşandığı bir düzeni savunmaz. Ancak kuralları uygularken adalet duygusunu zedelemek de kimseye fayda sağlamaz.Bugün birçok vatandaşın aklındaki soru şu:“Bu cezalarla araç kullanmayalım mı? Trafiğe hiç çıkmayalım mı?”Cevap açık olmalı: Amaç vatandaşın trafikten çekilmesi değil, güvenli bir trafik düzeni kurmak olmalıdır.Unutulmamalıdır ki; ceza korkusuyla değil, bilinçle sağlanan trafik düzeni kalıcıdır.Eğer cezalar vatandaşın belini bükecek kadar ağır hale gelirse, o zaman trafik güvenliği değil, toplumsal huzursuzluk büyür.Devletin gücü vatandaştan aldığı cezaların büyüklüğünde değil, vatandaşın devlete duyduğu güvenin büyüklüğündedir.
