Aileyi Güçlendirmeden Toplumu Güçlendiremeyiz
Ancak bütün bu başlıkların merkezinde aslında tek bir gerçek vardır: İnsan.İnsanın ilk temas ettiği, ilk güven duygusunu öğrendiği, hayata dair ilk değerleri edindiği yer ise ailedir.Bu nedenle aile ve sosyal politikalar, herhangi bir siyasi parti için yalnızca yardımcı bir çalışma alanı değildir. Toplumun geleceğini ilgilendiren temel meselelerden biridir. Çünkü aile güçlüyse birey kendisini daha güvende hisseder; birey kendisini güvende hissediyorsa toplumda dayanışma, aidiyet ve ortak yaşam kültürü güçlenir.Bugün aile kavramını yalnızca anne, baba ve çocuklardan oluşan bir yapı olarak değerlendirmek yeterli değildir. Yaşlanan nüfus, ekonomik şartlar, çalışma hayatının getirdiği zorluklar, gençlerin gelecek kaygıları, çocukların dijital dünyayla ilişkisi, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumu, engelli bireylerin ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yaşam koşulları aile politikalarının kapsamını her geçen gün daha da genişletmektedir.Dolayısıyla aile politikası, aslında hayatın tamamına dokunan bir sosyal politika meselesidir.Bir siyasi parti aileden söz ediyorsa, yalnızca aileyi korumaktan değil, ailenin karşı karşıya kaldığı sorunları doğru anlamaktan da söz etmelidir.Çünkü bugün bir anne ekonomik kaygı taşıyorsa, bu yalnızca annenin meselesi değildir. Evde büyüyen çocuğun geleceğe bakışını da etkiler.Bir baba işini kaybettiğinde bunun etkisi yalnızca gelir kaybıyla sınırlı kalmaz; aile içerisindeki huzuru, çocukların eğitim imkânlarını ve geleceğe dair umutları da etkileyebilir.Bir genç ailesinden ekonomik olarak bağımsızlaşamıyor, kendi hayatını........
