menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ATEŞ ÇEMBERİNDE TÜRKİYE: DEVLET AKLI MI, STRATEJİK ZORUNLULUK MU?

28 0
05.03.2026

Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Güney Asya’ya kadar geniş bir coğrafya yeniden ısınıyor. Türkiye tam anlamıyla bir ateş çemberinin ortasında. Güneyde Suriye, doğuda İran-Irak hattı, kuzeydoğuda Kafkaslar, batıda Doğu Akdeniz ve İsrail ekseni… Her cephede ayrı bir hesap, her başlıkta başka bir güç mücadelesi.

 İran yıllarca PJAK kartını Türkiye’ye karşı dolaylı bir baskı unsuru olarak kullandı. Suriye sahasında YPG üzerinden şekillenen denklemler Ankara’nın güvenlik hassasiyetlerini artırdı. Türkiye sınır ötesi operasyonlara yöneldiğinde yalnızca terör örgütleriyle değil, onların arkasındaki çok katmanlı jeopolitik hesaplarla da yüzleşti.

 Kafkasya’da yaşanan Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a verilen destek, sahadaki dengeleri değiştirdi. Ermenistan ile süren çatışmalarda Türk yapımı İHA ve SİHA’ların etkisi askeri literatüre girdi. Bu, yalnızca bir savaş başarısı değil; savunma sanayii vizyonunun sahadaki karşılığıydı.

 Güney Asya’da Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimlerde de Türkiye’nin savunma ürünleri dikkatle izleniyor. Pakistan’ın envanterinde yer alan Türk İHA’ları ve radar sistemleri, bölgedeki askeri denge tartışmalarında sıkça anılıyor. Bu durum, Türk savunma teknolojisinin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte........

© Günışığı Gazetesi