Önleyici Saldırı Masalı ve Dünyanın Sessiz Çöküşü
Savaşın üstüne sürülen ince bir cilâ gibi: “önleyici.”
Ne kadar masum duruyor, değil mi?
Sanki yaklaşan bir felaketi durdurmak için son anda yapılan fedakârca bir hamle…
Oysa gerçeği söyleyelim:
Bu kelime çoğu zaman savaşın değil, vicdanın üzerini örter.
Bugün İsrail’in İran’a yönelik saldırıları tam da bu kelimenin arkasına sığınıyor.
Gerekçe hazır: “Tehdit büyümeden vurduk.”
Tehdit ne zaman “kesin” olur?
Ne zaman “ihtimal” olmaktan çıkar?
Kim karar verir buna?
Çünkü eğer her devlet, gelecekte kendisine tehdit olabilecek bir ülkeyi bugünden vurma hakkını kendinde görürse,
bu dünyanın adı artık “uluslararası sistem” olmaz…
kontrolsüz bir korku düzeni olur.
İran meselesi basit değil.
Evet, nükleer program var.
Evet, bölgesel etkisi giderek genişliyor.
Evet, İsrail kendini tehdit altında hissediyor.
Ama his, savaş başlatmak........
