MAAŞ VAR, MESAİ YOK: BELEDİYELERDE GÖRÜNMEYEN KADROLAR
Ülkemizin dört bir yanında, farklı şehirlerde ama benzer hikâyelerle karşılaşıyoruz. Belediyeler, vatandaşın en yakınındaki kamu kurumları olarak hizmet üretmekle yükümlü. Ancak son yıllarda giderek daha fazla dile getirilen bir gerçek var: “Bankamatik çalışanlar”.
Adı konulmasa da herkes neyi kastettiğimizi biliyor.
Resmi kayıtlarda görevli görünen, maaş bordrolarında yer alan ama ne sahada ne de kurum içinde varlığı hissedilen kişiler…
Bu durum artık bir söylenti olmaktan çıkmış, pek çok yerde vatandaşın gündelik sohbetlerinin parçası haline gelmiştir.
Bir belediyede temizlik işleri personeli sabahın erken saatlerinde sokakları temizlerken, aynı kadroda yer alan bir başka kişi hiçbir zaman sahaya çıkmıyorsa..
Fen işleri ekipleri altyapı sorunlarıyla boğuşurken, aynı birimde adı geçen ama kimsenin tanımadığı çalışanlar varsa..
Ya da bir müdürlükte çalışan sayısı kağıt üzerinde yeterli görünmesine rağmen, işler birkaç kişinin sırtına yükleniyorsa..
Burada sadece bir düzensizlikten değil, açık bir adaletsizlikten söz ediyoruz demektir..
Üstelik bu mesele yalnızca çalışanlar arasında bir huzursuzluk yaratmakla kalmaz; doğrudan vatandaşın aldığı hizmeti de etkiler.
Eksik temizlenen sokaklar, geciken altyapı çalışmaları, yavaş ilerleyen projeler..
Tüm bunlar, insan kaynağının gerçekten verimli kullanılıp kullanılmadığı sorusunu beraberinde getirir.
Daha da önemlisi, bu tür uygulamalar zamanla kurumsal bir alışkanlığa dönüşme riski taşır. Liyakat geri plana itilir, “nasıl olsa bir şekilde yer bulunur” anlayışı yaygınlaşır. Bu da sadece bugünü değil, geleceği de olumsuz etkiler.
Oysa kamu görevi, sorumluluk gerektirir. Maaş, sadece bir hak değil; aynı zamanda yerine getirilmesi gereken bir görevin karşılığıdır.
Burada kimseyi doğrudan hedef göstermek niyetinde değilim.. Çünkü sorun artık tekil değil, yapısal bir nitelik kazanmış durumda..
Ve bu yapısal sorunun çözümü de bireysel değil, sistemsel adımlarla mümkündür.
Şeffaflık, etkin denetim ve liyakat esaslı istihdam..
Görünmeyen çalışanlar fark edilmediklerini düşünüyor olabilirler.
Ama görüyoruz ki bir şehirdeki vatandaş başka bir şehrin belediyesinde bankamatik memuru olarak gözükebiliyor ya da evinde oturup bankamatikten her ay düzenli olarak haram parayı almayı sürdürebiliyor..
Güzel memleketimin kanayan en büyük yaralarından biri de bu görünmeyen kadrolar değil midir?
Maaş var, mesai yok..
Kul hakkını yiyen çok vesselam..
