menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HERKES HER ŞEYİ BİLİYOR!

29 0
yesterday

Sokrates’e atfedilen meşhur bir söz vardır: “Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.” Bu söz, bana göre bilgeliğin en çarpıcı ifadelerinden biridir.

İlk bakışta tuhaf gelebilir. Dünyanın en önemli düşünürlerinden biri neden “hiçbir şey bilmediğini” söylesin?

Aslında Sokrates’in anlatmak istediği, gerçekten hiçbir şey bilmediği değildir. O, bildiklerinin sınırını ve bilmediklerinin farkında olduğunu anlatır.

Bence cehalet tam da burada başlıyor.

Cehalet, bilmemek değildir. Çünkü hiçbir insan her şeyi bilemez. Herkesin bilmediği bir şeyler vardı. Asıl mesele, neyi bildiğimizi ve neyi bilmediğimizi ayırt edememektir. Daha kötüsü, bilmediğimiz hâlde biliyormuş gibi davranmak, hatta her şeyi bildiğimizi sanmaktır.

Bunu anlatmak için farazi bir hikâye düşünelim.

Bir gün üç profesör bir köyü ziyaret eder. Biri edebiyat, biri fizik, diğeri müzik profesörüdür. Köy meydanında karşılaştıkları yaşlı bir köylüyle sohbet etmeye başlarlar.

Edebiyat profesörü köylüye edebiyatla ilgili bir soru sorar. Köylü cevap veremez. Fizik profesörü sorar; köylü yine bilemez. Müzik profesörü de bir soru sorar; onun cevabını da bilemez.

Profesörler gülümser.

Sonra köylü onlara döner ve tarımla ilgili bir soru sorar. Üç profesör de........

© Günışığı Gazetesi