menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hudut ve Hakikat

74 0
12.09.2026

"Hayat; katı taşlar ile kırılgan yumurtaların aynı meydanda savrulduğu amansız bir sahnedir. Bu savruluşta, güç dengeleri ne olursa olsun bedeli hep zayıf olan öder. Ancak bu amansız gerçek, insanı çaresiz bir teslimiyete değil, varoluşun en asil erdemine davet eder: Haddini bilmeye ve kendi sınırlarını keşfetmeye."

Taşın Sertliği ve Yumurtanın Sızısı

Hayat sahnesi, katı taşlar ile kırılgan yumurtaların aynı rüzgârda savrulduğu amansız bir meydandır. Bu amansızlıkta, zamanı ve mekânı aşan kadim bir hakikat gizlidir: "Yumurta taşa çarpsa da sonuçta yumurta kırılır, taş yumurtaya çarpsa yine yumurta kırılır." Güç dengeleri hangi yöne evrilirse evrilsin, büyük fırtınaların ortasında zayıfın payına düşen her zaman aynı sızı, aynı yıkımdır. Ne var ki bu aşikâr gerçek, insanı çaresiz bir teslimiyetin karanlığına değil, varoluşun en asil erdemine davet eder: Had bilmeye ve kendi sınırlarını keşfetmeye.

Olgunluğun İçsel Sığınağı: Had Bilmek

İnsanın kendi sınırlarını bilmesi, asırlardır dilimizde yer eden "ayağını yorganına göre uzatmak" deyimiyle hayat bulur. Bu köklü ikaz, sadece maddi bir ölçü ya da ekonomik bir tedbir........

© Günışığı Gazetesi