KİŞİNİN NAMUS VE ŞEREFİNİ ORTAYA KOYARAK VERDİĞİ SÖZ
Bir toplumu ayakta tutan yalnızca kanunlar, yönetmelikler ve resmi kurumlar değildir. Devletlerin gerçek gücü; adalet duygusundan, güven ikliminden ve insanların verdikleri söze sadakat göstermelerinden doğar. Kanunların işlemediği yerde vicdan devreye girer. Vicdan, insanın, insan olduğunun göstergesidir. İnsan, insan olduğunu; namusu, onur ve şerefi üzerine ant içerek söz ile somutlaştırır. Ant; insanın namusuna, onuruna ve şerefine bağlılığının mihenk taşıdır. Türk milletinin asırlardır yaşattığı “ant içmek” geleneği, işte bu bağlılığın en güçlü ifadelerinden biridir.
Ant içmek; sıradan söz vermek değildir. Ant, kişinin kendi vicdanını şahit tutarak ortaya koyduğu iradedir. Namusunu, onurunu, şerefini ortaya koyarak verdiği sözdür. Bu nedenle Türk kültüründe ant içmek, yalnızca bir deyim değil; karakterin, dürüstlüğün ve güvenilirliğin ölçüsüdür.
Tarih boyunca Türkler için söz, kılıç kadar keskin ve bağlayıcı olmuştur. Verilen sözden dönmek, yalnızca bir hatadan ibaret görülmemiş; kişinin onuruna sürülmüş bir leke sayılmıştır. Bu nedenle eski Türk devletlerinde, obalarda ve boylarda ant içmek; dostluğun, kardeşliğin, devlete bağlılığının ve ortak hedeflerin teminatı olmuştur. Çünkü Türk töresinde söz namustur, namus ise insanın en değerli hazinesidir.
Destanlarımızda, kitabelerimizde ve tarihî kaynaklarımızda ant içmenin........
