2025: İNSANIN İNSANA ZULMÜNÜN TAKVİME KAZINDIĞI YIL
Bir gün sorarlarsa,“2025 nasıl bir yıldı?” diye… Takvim yapraklarını değil, vicdanlarımızı sorgulayarak: 2025 yılı; zulmün kurumsallaştığı, adaletsizliğin sıradanlaştığı, merhametin “nostaljik bir erdem” muamelesi gördüğü; insanın insana, devletin millete, gücün hakikate karşı acımasızlaştığı bir yıldı, diyeceğiz.
Dünyaya baktığımızda; 2025 yılı için sözde medeniyetin, özde barbarlığa nasıl kolayca dönüştüğünü ibretle izlediğimizi, söyleyeceğiz. Birleşmiş Milletler kararları, kâğıt üzerinde kalan temennilerden öteye geçemedi, diyeceğiz. Filistin’de çocuklar bombalar altında can verirken, Doğu Türkistan’da bir halk sistematik şekilde yok edilirken; “insan hakları” nutukları atıldığını, diplomatik cümleler kurulduğunu; ama zulmün karşısında kimsenin ayağa kalkmadığına şahit olduğumuzu acı bir tebessümle ifade edeceğiz. Ukrayna’da şehirler harabeye dönerken, Afrika’da açlık milyonları sessizce öldürürken; petrol boru hatları, silah ihaleleri ve çıkar dengeleri konuşulduğundan bahsedeceğiz. Gece sürüye saldıranların, gündüz çobanla birlikte ağıt yaktığı bir dünya düzeniyle karşı karşıyayız. İkiyüzlülük artık istisna değil, sistemin kendisi oldu, diyeceğiz.
Türkiye’ye kendi ülkemize döndüğümüzde manzara farklı mı? Ne yazık ki hayır. Bir bakın Allah aşkına üç tarafı denizlerle bezeli yedi iklim........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin