menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖLÜMÜN DE HAYIRLISI

74 0
11.09.2026

Asıl “yangın” vicdanlarda… Asıl “dumandan zehirlenmeler” beyinlerde… Sıkılan kurşunlar “insanlığa” aslında… Toplumun otopsisi yapılsa kim bilir neler çıkar? Beyinlerin röntgeni çekilse ne kadar “merhametsizlik” var ayan beyan çıkar ortaya. Kalplerin ultrasonu çekilse “şefkat”in artık kalplerde ikamet etmediği aşikar bir şekilde belli eder.

“Bu topraklarda nasıl böyle bir cinayet olur?” diye soruyor insanlar kendi kendine. Herkes şaşırıyor buna, kabullenemiyor bunu. Çivisi çıkmış bir dünyada yaşıyoruz. Hiç de şaşırmayın.

Bakın Elazığ’da bir olay oldu mu “Bunları yapan Elazığlı değil,” diyoruz. Tunceli’de oldu mu “Tuncelili asla yapmaz,” diyoruz. Karakoçan da oldu mu “Karakoçanlı imkânı yok yapmaz,” diyoruz. Hep birileri yapar, ister yabancı deyin bu birilerine ister falan yerli… Artık bu topraklarda kimler yaşıyorsa ki göçmenler de dahil bu ülkenin vatandaşıdır. Herkes her şeyi her yerde yapabilecek psikolojide, bunu görüyor ve buna şahit oluyorum. Bu yüzden artık şaşırmıyorum da. Katil katildir. Oralı buralı olmasının bir anlamı var mı? Kötü her yerde kötüdür, rezil her yerde rezildir. 

Çocuğunu dışarı bırakamıyorsun çünkü… Sokak hayvanlarını tekmeleyip öldüren canileri görüyorsun. Çiçekleri kökünden koparıp ağaçları kesenlere şahit oluyorsun. Trafikte levyeli, salyalı toplum dışı varlıklarla muhatap oluyorsun. Kadınları bıçaklayıp katledenlerle aynı oksijeni soluyorsun. Kendini ne kadar sakınacaksın ki? Belaya bulaşmayayım derken işte bela gelip sana bulaşıyor. Evindesin ama katlediliyorsun hunharca. Ne uğruna? Ne için?

Güzel insanların suçu ne? Şarkı söyleyen, gülücük........

© Günışığı Gazetesi