menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SORUYU SORGULAMAK: NE ZAMAN CEVAP VERMEYİ REDDETMELİ?

68 0
16.10.2026

Her soru masum değildir.

Bazı sorular bilgi ister; bazıları ise cevabı çoktan içine gizlemiştir. Bazıları kapıyı açar; bazıları ise sizi zaten çizilmiş bir dairenin içine davet eder. Peki biz, hangi sorunun masum olduğunu, hangisinin bir tuzağa dönüştüğünü ne zaman fark ederiz? Ve daha da önemlisi: Fark ettiğimizde ne yaparız? Cevap mı veririz, yoksa sorunun kendisini mi sorgularız?

Bu, göründüğünden çok daha keskin bir meseledir. Çünkü asıl soru, "yanıltıcı soruları nasıl tespit ederiz?" değildir. Asıl soru şudur: Bir sorunun yanıltıcı olduğunu fark etmek zihinsel çaba gerektiriyorsa, bu çabayı harcamaya değer mi? Yoksa doğrudan cevaplamak daha mı verimlidir?

Burada bir itirazım var. "Ekstra zihinsel çaba" diye bir koşul, evrensel olarak geçerli değildir. Deneyimli bir zihin için yanlış soruyu fark etmek çaba değil, refleks haline gelmiş bir alışkanlıktır. İyi bildiğiniz bir alanda, yanlış soruyu görmek kolaydır; çünkü doğru sorunun nasıl kurulacağını zaten bilirsiniz. Ama burada bir tehlike vardır: Refleks, bazen sorgulamayı da otomatikleştirir. Yani "bu yanlış bir soru" tepkisi, gerçekten yanlış olduğu için değil, alışkanlık olduğu için tetiklenebilir. Ve alışkanlık, en deneyimli zihinde bile bir kör nokta yaratır.

Öyleyse ne zaman soru biçimini sorgulamaya karar veririz?

Bunu bir karar ağacı gibi düşünelim.

Birincisi: Soru,........

© Günışığı Gazetesi