BİR SALKIM ÜZÜM
Elazığ’da sonbaharı anlatmak için yalnızca sararan yapraklara bakmak yetmez. Bir bağın kenarında durmak, bir avludan içeri süzülen şıra kokusunu duymak, ceviz kırılan bir sofraya oturmak gerekir. Çünkü burada mevsimin değiştiğini biraz da ellerimizden anlarız. Yaz boyunca toprağa verilen emek, sonbaharda evlere taşınır.
Bağ bozumu başlar. Salkımlar toplanır, sepetler dolar. Üzümün bir kısmı sofraya ayrılırken bir kısmı kış hazırlığının yolunu tutar. Kazanlar kurulur, cevizler hazırlanır, pestil serilecek yerler temizlenir. Yapılacak iş çoktur; havanın da gönlü olsun istenir. Yağmur başka zaman berekettir ama pestil serildiğinde gözler ister istemez gökyüzünü yoklar.
Bu hazırlığın kendine özgü bir telaşı vardır. Biri yetişmeyen işe el verir, biri eksik malzemeyi getirir. Ceviz dizenlerin yanına oturan çocuk, önce yemeye niyetlenir; sonra eline bir ip alıp büyüklerin yaptığını denemeye başlar. İlk dizdiği cevizler pek düzgün olmayabilir. Olsun. Bir işi öğrenmek, biraz da o sofrada kendine yer bulmaktır.
Orcikin, pestilin, cevizin tadına alışkınız. Fakat bunların soframıza gelinceye kadar........
