Kürtlerin hikayesi hep eksik kaldı!..
Ortadoğu’nun kadim dağlarında yankılanan bir ses vardır; ne tam susar ne de tam duyulur… O ses, bir halkın yüz yıllık acısıdır. Kürtlerin hikâyesi, yalnızca tarih kitaplarına sığmaz; o hikâye, sürgün yollarında, yarım kalmış sevdalarda, anaların sessiz ağıtlarında yaşar.
Bir halkın parçalanmış kaderi
Sykes-Picot Anlaşması ile çizilen sınırlar, sadece toprakları değil, kalpleri de böldü. Aynı dili konuşan, aynı türküleri söyleyen insanlar; bir gecede birbirine “yabancı" kılındı.
Bir anne, bir evladını bir sınırın ötesinde bırakmak zorunda kaldı. Bir kardeş, diğerine hasret büyüdü. Ve Kürtler, kendi vatanlarında bile parçalanmış bir hayatı öğrenmek zorunda bırakıldı.
Acının yaşam biçimine dönüşmesi
Kürt olmak, çoğu zaman yalnızca bir kimlik değil, bir sabır imtihanı oldu. Dengbêjlerin sesiyle taşınan hikâyeler, aslında bir halkın susmamak için bulduğu en onurlu yoldu. Her........
