menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dilan’ın ölümünün ardındaki sessizlik

21 0
18.03.2026

Gazeteci ve aktivist Dilan Karaman’ın ölümü yalnızca bir insanın trajik kaybı değil, aynı zamanda bir sistemin, bir çevrenin ve bir dizi ilişkiler ağının sorgulanması gereken bir olay olarak gündemimize girdi.

Diyarbakır’da 11 Kasım 2025’te intihara sürüklenen ve 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yaşamını yitiren Karaman’ın ölümüne ilişkin hazırlanan inceleme raporu ise tartışmaları bitirmek yerine daha da büyüttü.

Çünkü rapor, bazı gerçekleri ortaya koyarken aynı zamanda birçok soruyu da yanıtsız bıraktı. Bugün mesele yalnızca bir ölümün nasıl gerçekleştiği değildir. Asıl mesele, bu ölümün neden gerçekleştiği ve bu süreçte kimlerin sorumluluk taşıdığıdır.Ve bunu, çok genel geçer ifadelerle ‘toplumun genel bir sorumluluğunun’ olduğunun altının da çizilmemesi gerekir.

Dilan’ın cinayeti, ‘bireysel kriz’ değil, bir baskı zinciridir bence. ‘Nereden çıkartıyorsun bunu’ sormayan olmayacaktır eminim. ‘Bazen, bazı şeyleri hemen herkes bilir ve fakat ne her şeyiyle ortaya dökülür ne de her şeyiyle ret edilir.’Bunun bir cevap olarak kabul edilmeyeceğini ben de biliyorum, kabul etmek zorunda olanlar da. Ne susmak onaylamak olarak algılansın, ne de çok bağırmanın haklılığı.

Dilan Karaman’ın ölümü, basit bir intihar vakası olarak değerlendirilememeli. Karaman’ın yaşamına son vermesine giden süreçte partner şiddeti, mobbing, dijital baskılar ve kurumsal ihmaller gibi çok katmanlı sorunlar rol oynadı sanırım. Bu tespit aslında önemli bir noktaya işaret ediyor. Kadınların ve özellikle politik ya da gazetecilik........

© Güneydoğu Ekspres