DUVARLARIN ARASINDA KALAN BİR SABAH
Sabah güneşi, dar sokağın taş duvarlarına vurduğunda şehir henüz tam anlamıyla uyanmamıştı. Mavi gökyüzü, yüzyıllardır aynı yerde duran evlerin arasından ince bir şerit gibi görünüyordu. Duvarların çatlaklarında otlar büyüyor, eski ahşap pencereler güneşin altında sessizce bekliyordu.
Sokağın köşesinden yaşlı bir adam çıktı.
Bir elinde bastonu, diğerinde beyaz bir poşet vardı. Yavaş yürüyordu ama nereye gittiğini biliyordu. Her sabah yaptığı gibi evinden çıkmış, mahallenin fırınına uğramıştı. Poşetin içindeki ekmek ve birkaç küçük erzak, belki de o günün en önemli hazinesiydi.
Adam yürürken başını kaldırıp eski evlere........
