Kendi haberine düşen gazeteci
Gece, şehrin üstüne ağır bir mürekkep gibi çökmüştü. O ise her zamanki gibi gerçeğin peşindeydi; not defteri cebinde, kalemi kalbinin hemen yanında… Başkalarının hikâyelerini yazarken kendi hikâyesinin yavaş yavaş bir başlığa dönüştüğünü bilmiyordu.
Onun hikâyesi bir gazetenin sayfalarında başlamadı. Ne mürekkep kokusuna karıştı ne de bir baskı makinesinin gürültüsünde çoğaldı. O, henüz hiçbir şeyin adının konulmadığı bir akışın içinde doğdu. Hayat yorumlanmadan akıyor, insan henüz kendine mesafe almıyordu. Daha çocukken görmeyi öğrendi ama bu görme gözle değildi; içten içe titreşen, adı konulamayan bir sezgiydi. Henüz kalemi yoktu ama cümleler içinden geçiyordu, henüz bir kimliği yoktu ama bir kimliğin ağırlığını taşıyordu.
O haberi öğrenmedi, haber onunla birlikte büyüdü. Çünkü onun için haber, olan biten değil; olanın insanda açtığı yarık, bıraktığı iz ve sessizce genişleyen bir iç boşluktu.
Mahalledeki her şey onun içinde başka bir dile dönüşürdü. Sert kapanan bir kapı bir hikâyeye açılır, bir annenin gözyaşı söylenmemiş bir yüke, bir çocuğun kahkahası karanlığın içinde küçük ama dirençli bir ışık gibi kalırdı. O yalnızca dinlemezdi; taşıdığını büyütür, dönüştürür ve başka bir yoğunlukta geri verirdi. Bu yüzden o, görüneni yazan biri değil, görünmeyeni taşıyan bir varlıktı.
Bir gün sınır kapısında bekleyen insanların yüzlerine baktı. Gençti ama bakışı çoktan derinleşmişti. Her yüz bir ülkeye değil, bir hikâyeye açılıyordu. O an fark etti ki insan sınırdan geçmiyor, kendi iç sınırına çarpıyordu. Bu fark ediş içinde kapanmayan bir kapı gibi kaldı.
Zaman geçti. Şehirler değişti, yollar çoğaldı ama içindeki ilk titreşim hiç sönmedi. Mesleğe başladığında yeni bir şey yapmıyordu; zaten içinde olan bir gerçeğe isim veriyordu. Bu yüzden onda öğrenme telaşı değil, giderek derinleşen bir dikkat ve ağırlaşan bir sezgi vardı. Yazdığı her cümlede bir yoğunluk, baktığı her olayda bir katman hissediliyordu.
Önemli gazetelerde çalıştı, muhabirlik yaptı, yöneticilik yaptı ve bir dönemin nabzını........
