Büyük Başarılarımızdan Söz Etmeden Olur mu? Olmaz…
Bu bilim insanları hukuktan ziraata, şehir planlamasından sağlık bilimlerine, orkestradan tiyatroya, ekonomiden tarihe, mimarlıktan arkeolojiye pek çok alanda eğitim vermişler, ilkleri başlatmışlar, iz bırakmışlar, gittikten sonra da unutulmamışlardı…
Şimdiki YÖK Başkanı geçmişte yaşanan bu olaydan çok etkilenmiş olmalı ki ABD ve AB ülkeleri başka olmak üzere baskı gören bilim insanlarını ülkemize davet ettiğini açıkladı. Davet alanlar bu nazik davete icabet ederler mi bilemeyiz. Bildiğimiz o ki eğer bu akademisyen ve bilim insanları ülkemizde başta Boğaziçi olmak üzere üniversitelerin başına gelenleri, atanan kayyumları, kayyumların başta gelin, damat, oğul, kız, yeğen baldız olmak üzere kimleri göreve getirdiğini, işten atılan hocaları, yıllardır devam eden direnişleri, akademik baskıları, liyakatsiz atamaları, uluslararası sıralamadaki yerimizi, yüksek öğretim kurumlarının çağdaş eğitimden giderek uzaklaştığını araştırıp gerçeği öğrenirlerse zor gelirler ya da hiç gelmezler…
Çünkü bilim öncelikle ve özellikle rekabet, yenilik, kalite, üretkenlik, şeffaflık, eşitlik kavramlarını esas alır, almalıdır… (bir zamanlar........
