'Bu Ülkede Yaşamak Artık Zor' Diyenlerin Sayısı Artıyor
Artan yasaklar, bitmeyen işsizlik, azalmayan yoksulluk, zam yağmuruna dayanamayanların çilesi, yükselen enflasyon, tavan yapan anlamsız harcama ve yatırımlar, uyulmayan hukuk, emeklilerin ve iş arama kuyruklarında bekleyenlerin umutsuz bakışları! Önü alınamayan kadın cinayetleri, yeşilin çimentoyla savaşı, intiharlar, ciddi artış gösteren antidepresanlara sığınma, ev sahipliğini üstlendiğimiz yabancı konuklarımızın yarattığı gerginlik bu başlığın nedenleri olmasın!
Yine bu başlığın nedeni “benden olmayan, benim gibi düşünmeyen benden değildir” yaklaşımı, sayfalardan ekranlardan taşan öfke dolu seslenişler, en çok basın mensubunu cezaevinde tutan bir ülke oluşumuzun ayıbı olmasın!
Ayrıca ilkesiz bir kurnazlık sergileyerek; Açlıkla tokluk, varsıllıkla yoksulluk, sevinçle keder, savaşla barış, özgürlükle tutsaklık, ihanetle sadakat kavramları iç içe geçtiği için ve çıkış yolu görünmediği için olmasın!
Kusurluların ve sorumluların hiç bitmeyen ve bitmeyecek olan mağduriyet edebiyatı, her konuda üste çıkma gayreti, her daim yoğurttan çıkan ak kaşık muhabbetiyle heba edilen bunca yıl olmasın!
İki dil bilen doktoralı gençler; “Ne iş olsa yaparım!” arayışına girmişken, arkası, torpili, partisi, kartviziti olanlara dağıtılan 4’lü makamların yarattığı haksızlık, üstünlüğüne ve gücüne güvenenlerin yarattığı yanlı, yanlış ve taraflı uygulamalar olmasın!
7 yıldır iş arayan S. Koray’ın; “Çaldığım hiçbir kapı, ne yazık ki açılmadı. İşsiz olmak demek aynı zamanda plan yapamamak, yarını görememek, hatta en kötüsü hayal kurmamak demektir. Hayal bile kuramıyorum.” Serhan’ın kendi kuşağının yaşadıklarını özetleyen gerçekçi sözleri olmasın!
Beyin gücünü beyin göçüne çevirenler!
ABD’de yüksek lisans yapan ve adını vermek istemeyen 26 yaşındaki........
© Gerçek Gündem
