AloBilgi’den OnlyFans’e
Dönüp geriye bakalım: Televizyonun tek eğlence olduğu, internetin ise henüz emeklediği o yıllarda, ekranın altından geçen "900’lü hatlar" birer umut kapısı gibi sunulurdu. "Ara beni boya beni" sloganıyla zihinlere kazınan, ne idiği belirsiz bir samimiyet vaadi... O günün "yalnızları", ay sonu gelecek kabarık telefon faturasını göze alarak, hiç tanımadıkları bir sesin hayaliyle dakikalarca telefonda beklerdi. O sesin gerçekte kim olduğu, neye benzediği önemli değildi; önemli olan o an satın alınan "dinlenilme" veya "arzulanma" illüzyonuydu. İşin ironik ve bir o kadar da çarpıcı tarafı, bu "sohbet" hatlarından akan paraların nereye evrildiğidir. AloBilgi üzerinden biriken o devasa sermayenin, Türkiye’nin en prestijli vakıf üniversitelerinden biri olan Bilgi Üniversitesi’ne giden yolu döşemesi, aslında sistemin ne kadar pragmatik olduğunun kanıtıydı. Arzunun ham maddesi, eğitimin finansmanı oluvermişti. Kirli görülen bir işten, entelektüel bir gelecek inşa edilmişti. Peki, bugün ne değişti? Sadece platformlar. Eskiden çevirmeli telefonların ucundaki o gizemli ses,........
