İstihdamsız büyüme
Bu haftayı iki önemli veri ile karşıladık. İlk olarak ikinci çeyrek büyüme verisi açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, gayri safi yurt içi hasılanın ikinci çeyrekte, birinci çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüdüğü görüldü. Büyüme bir önceki yılın aynı dönemine göre tüketimin verdiği katkı nedeniyle yüzde 2,3 ile yüzde 2,8 olan medyan tahminin altında kaldığı gibi bileşimindeki sorunlarında devam ettiği görüldü. Buna rağmen ekonomi kurmaylarından veriye ilişkin olumlu açıklamalar geldi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği bir ortamda ekonominin dinamizmini sürdürdüğünü ve dayanıklılığını koruduğunu kaydederken Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek ise, Türkiye ekonomisinin güçlenen makroekonomik temellerinin dış şoklara karşı direnci artırdığını belirterek dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini söyledi. Ancak makro ekonomik veriler (dış ticaret açığı yüzde 14 arttı, bütçe ocak- temmuz döneminde 1 trilyon 320 milyar TL açık verdi, cari açık haziranda 4,19 milyar TL’ye ulaştı) kötü gelirken ve ABD -İran savaşı yeniden alevlenirken bu söylemin çok fazla iyimser olduğu görülüyor.
Büyüme verisi GSYH'yi oluşturan faaliyetler bağlamında incelendiğinde; 2026 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü yüzde 13,3; sanayi sektörü yüzde 2,4; finans ve sigorta........
