menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Haykırış: Mor Cepken ve Canan Dağdeviren

27 0
20.09.2026

New York Borsası'nın işlem salonu, yüz elli yıldır erkeklerin ve paranın konuştuğu bir yer. Geçen hafta orada bu kez kadınların sesi duyuldu. Yıllardır sorulmaktan bıkılmayan o ilkel ve can sıkıcı soru bir defile ile haykırıldı: "What Were You Wearing?/ Ne Giyiyordun?"

Dünyadaki bütün kadınların çok iyi bildiği, hayatında en az bir kez duyduğu o hadsiz soru, bu kez bir defilenin ana temasıydı. Bu, cinsel saldırıya uğrayan kadına önce kıyafetini soran zihniyetin karşısına dikilmek için seçilmiş bir başlık. Bu soruyu bir sahne adına çeviren kadın ise, Amanda Nguyen. Vietnam savaşından sonra Amerika'ya sığınan bir mültecinin kızı. Harvard'da öğrenciyken, 2013'te cinsel saldırıya uğradı. Hastanede altı saat geçirdi. Sonra öğrendi ki vücudundan toplanan adli delil (tecavüz kiti) hiç incelenmeden rutin olarak imha edilmişti. Polis ikna edici bir gerekçe vermedi. Kriz merkezine gittiğinde bekleme odasının kadınlarla dolu, oturacak sandalyenin bile yetersiz olduğunu gördü. Bütün bunların ardından, Amanda’nın hayatı o gün ikiye ayrıldı: Amanda çocukluğundan beri astronot olmak istiyordu, o hayali rafa kaldırdı ve hukuk mücadelesine girişti. 2014'te Rise'ı kurdu. Rise (İngilizce ayağa kalk demek) sıradan insanlara kendi yasalarını nasıl çıkaracaklarını öğretmek üzere kurulmuş. Rise'ın kadrosu da rastgele toplanmış değil; son on yılın dört büyük hareketi olan #MeToo, #StopAsianHate, Women's March ve March for Our Lives içinden gelen isimlerden oluşuyor. #MeToo'yu cinsel şiddete uğramış genç siyah kadınlara "yalnız değilsin" demek için 2006'da aktivist Tarana Burke başlatmıştı, etiket 2017'de Harvey Weinstein soruşturmasının ardından patladı ve kırk sekiz saat içinde seksen iki ülkeye yayıldı. Women's March, Trump'ın yemin töreninin ertesi günü, 21 Ocak 2017'de altı yüzü aşkın Amerikan şehrinde milyonları sokağa çıkardı. #StopAsianHate dalgasını büyüten seslerden biri ise Nguyen'in kendisi oldu: pandemide Asya kökenlilere yönelik saldırılar artarken, Şubat 2021'de yaptığı çağrı ile ülkeyi dolaştı. March for Our Lives'ı, Florida'da on yedi kişinin öldürüldüğü okul saldırısından sağ kurtulan lise öğrencileri kurdu. Rise, bugüne kadar 65'ten fazla yasanın çıkmasına katkı verdiğini açıkladı. Rise'ın kuruluş metnindeki cümle şöyle: Kanunun bir cinsiyeti var ve o cinsiyet kadın değil.

Amanda Nguyen, cinsel saldırı mağdurlarının haklarını güvenceye alan yasanın ABD Kongresi'nden geçmesinde belirleyici isimlerden oldu; Birleşmiş Milletler'de, mağdurların adalete erişimi kararının arkasında yine o vardı. 2019'da Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi. Sonra rafa kaldırdığı hayaline geri döndü. 14 Nisan 2025'te, 1963'te Valentina Tereşkova'dan bu yana ilk kez uzaya çıkan kadınlardan biri oldu, mürettebatın tümü kadınlardan oluşuyordu.

Defilenin adını da kendi hayatından buldu. Amanda “Ne giyiyordun?” sorusunu iki kez duymuştu: İlki, tecavüze uğradığını söylediğinde ona karşı bir silah olarak; ikincisinde, yıllar sonra New York Moda Haftası'nda kıyafeti beğenildiğinde bir iltifat olarak. Aynı kelimeleri ikinci kez duyduğunda iyileştiğini hissettiğini söylüyor. Defileyi de bu yüzden yapmaya karar vermiş. Bu defile beş yıldır yapılıyor. Mağdurlar, tanınmış isimlerle birlikte yürüyor; kıyafetleri tasarımcılar bağışlıyor; her kıyafet kişinin kendi tarzına, rahatına ve iradesine göre seçiliyor. İlki 2021'de, New York Modern Sanat Müzesi MoMA'da yapıldı. O podyumda tanıdık yüzler de vardı ve her biri kendi hikâyesiyle oraya çıktı.........

© Gazete Pencere