menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evrenin Mutlak Sınırları

51 0
12.04.2026

İstediğimiz kadar güçlü mikroskoplar, teleskoplar yapalım, parçacık çarpıştırıcılarda istediğimiz kadar yüksek enerjilere çıkabilelim ve en hassas deneyleri kurgulayalım; yine de aşamayacağımız çizgiler var. Bunlar doğrudan uzay-zamanın dokusuna işlemiş ve değiştirmenin olanaklı olmadığı kozmik sınırlar. Bunlar, mümkün olan en küçük mesafe olan Planck uzunluğu, en kısa süre olan Planck zamanı, en yüksek sıcaklık olan Planck sıcaklığı ve en düşük sıcaklık olan mutlak sıfırdır. Bunların ötesinde “yokluk” yok; matematiğin yetersiz kaldığı, henüz bilmediğimiz ve muhtemelen hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir bölge var. Planck uzunluğundan küçük bir mesafeden söz etmek ya da mutlak sıfırın altına inmek, fiziksel olarak olanaksızın da ötesinde, anlamsızdır. Bu dört eşik, evrenin anayasasıdır. Geliştirdiğimiz tüm kuramlar yalnızca bu sınırlar içinde ne olup bittiğini açıklamaya çalışır.

Peki bu sınırlar nereden çıkıyor ve neden bu değerlere sahipler?

Yanıt, fiziğin ünlü üç sabitinde saklı. Her biri farklı yüzyıllarda, farklı sorulara yanıt ararken keşfedilen bu sabitler aslında aynı evrenin farklı yüzlerini gösteriyorlar.

1676'da Ole Rømer, Jüpiter'in uydularının tutulma zamanlamalarındaki kaymaları takip ederek ışığın sonsuz bir hıza sahip olmadığını gösterdi. 1849'da Hippolyte Fizeau, dönen bir dişli çarkla bu hızı karasal ölçüme indirgedi. Bugün c’yi o kadar hassas ölçebiliyoruz ki, metre birimi artık "ışığın vakumda 1/299.792.458 saniyede kat ettiği yol" olarak tanımlanıyor. Artık ışık hızını metreyle ölçmüyoruz, metre birimini ona göre ayarlıyoruz.

G – Kütle Çekim Sabiti

Newton'un ünlü yasası 1687'de yayınlandı, ancak G'nin sayısal değeri bir yüzyıl sonra, Dünya'nın kütlesini ölçmeye çalışan Henry Cavendish tarafından belirlenebildi. İki küçük kurşun küre arasındaki çekimi bir burulma terazisiyle yakalamayı başaran Cavendish, kütleçekimi sabitini laboratuvar ortamında ilk kez somutlaştıran kişi oldu.

ħ – İndirgenmiş Planck Sabiti

En genç ve en az alışık olduğumuz sabit bu. 1900'de Max Planck, kara cisim ışıması verilerini bildik kuramlarla örtüştüremiyordu. Çözüm için enerjiyi sürekli değil, küçük paketler (quanta) şeklinde yayılan bir büyüklük olarak ele aldı. Bu paketi tanımlayan ħ, kuantum fiziğinin kapısını araladı. Aslında Planck bu adımı attığında, özgün düşüncesinin yeni bir fizik........

© Gazete Pencere