Sosyal demokrat bir düzen
Ülkemizde milyonlarca insan aynı dertlerle boğuşuyor. İşini kaybeden, kirasını ödeyemeyen ya da çocuğuna iyi bir gelecek hazırlamaya çalışan hiç kimse bu durumda tek değil. Ama herkes sorunuyla mücadelede kendi başına. Ona destek olacak, onu koruyacak bir düzen yok.
Türkiye’nin bugünkü sorunlarına sosyal demokrat bir cevap vermek, her şeyden önce insanları hayatın temel riskleri karşısında kendi kaderlerine terk eden bu düzeni değiştirmek demektir.
Sosyal demokrasi, sanıldığı gibi devletin herkese para dağıtması veya ekonominin tamamını yönetmesi değildir. İnsanı piyasanın, siyasetin ve hayatın karşısında çaresiz bırakmayan bir düzen kurma iddiasıdır.
İnsanlar çalışacak, üretecek, girişimde bulunacak ve kendi hayatları hakkında karar verecekler. Devletin görevi de bunu mümkün kılmak ve kimsenin sahip olduğu gücü bir başkasını ezmek için kullanmasına izin vermemektir.
Bugün Türkiye’deki düzen ise başka türlü işliyor.
Yoksulluğu ortadan kaldırmaya çalışmak yerine yoksulluk yönetiliyor. İnsanlara haklarını vermek yerine yardım dağıtılıyor. Sonra da kamu kaynaklarıyla yapılan bu yardımlar iktidarın lütfu gibi sunuluyor. İnsanlara, haklarını kullanan eşit yurttaşlar değil, iktidara borçlu kişiler oldukları hissettiriliyor.
Oysa sosyal devlet yurttaştan minnet beklemez. Kamu kaynaklarını lütuf gibi dağıtmaz; hak olarak sunar. Asıl........
