menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kupanın ardından

14 0
23.07.2026

2026 Dünya Kupası 19 Temmuz Pazar akşamı sona erdi. 11 Haziran’da başlayan ve bir aydan uzun süren kupa organizasyonu “dünyanın en büyük spor organizasyonu” olarak şimdiden tarihe geçti.

Dünya Kupası’nı bu statüye taşıyan birçok unsur var; organizasyonun süresi, katılan takım sayısı ve her şeyden önce yarattığı ekonomik değer bu unsurların başında geliyor.

İşin ekonomik boyutuna geçmeden önce, bu organizasyonun dünyanın içinde bulunduğu siyasi sistemin ve atmosferin birebir yansıması olduğunu belirtmekte fayda var.

Bu dönemi ister hakikat sonrası çağ, ister rekabetçi otoriter rejimlerin küresel ölçekte yükseldiği çağ olarak adlandırın, Dünya Kupası bu çağın ruhuna ve uygulamalarına açık biçimde ev sahipliği yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’li oyuncu Balogun’un kırmızı kart cezasının Belçika maçında uygulanmaması için FIFA Başkanı’nı üç kez araması ve bu görüşmelerin ardından FIFA’nın bu cezanın uygulanmasını askıya alması bu açıdan son derece sembolik bir olay oldu.

FIFA’nın doymak bilmez ekonomik iştahı ile turnuvaya ev sahipliği yapan ABD’nin “spor ve eğlence kültürü” bir araya gelince, futbol, spor olma vasfından biraz daha uzaklaştırılarak eğlence endüstrisinin bir numaralı oyuncusu olduğunu tüm dünyaya resmen ilan etti. Futbol için zaten uzun süredir “eğlence endüstrisinin bir aracı” nitelemesini yapıyorduk; son Dünya Kupası ilk kez uygulanan maçları su molalarıyla fiilen dört periyoda bölen düzenlemeyle ve........

© Gazete Pencere