menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kılıçdaroğlu’nun bilmediğini Öztürkmen biliyor, öyle mi?

11 0
22.06.2026

Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin muhalif medyaya yönelik salvolarını sürdüren CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, iddiaları daha da büyüttü:

“2024, 2025 ve bu yılın ilk 4 ayında birtakım TV kanallarına, gazetelere ve trol hesaplara 755 milyon lira ödenmiş. Sayman görevinde bulunan Genel Başkan Yardımcımızın (Bülent Kuşoğlu) verdiği bilgilere göre her gün Kılıçdaroğlu’nu eleştiren, gerçekleri çarpıtan, haber kanalı değil de propaganda kanalı haline gelmiş bazı TV, gazete ve trol hesaplara 755 milyon TL ödenmiş.”

Hasan Öztürkmen’in, MK TV’deki bu sözlerini Şamil Tayyar, “Parayı veren düdüğü çalmış” diye paylaşırken, iktidar medyası da “Trol ağına 755 milyon TL” (Akşam), “Kalemlerini 755 milyona satmışlar” (Yeni Akit), “Fondaş basına para yağdırmış” (Sabah) diye haberleştirdi.

Tabii sorgulamadan, doğruluğunu kontrol etmeden…

Oysa Hasan Öztürkmen’in sözleri bir belgeye dayanmıyordu; kime ve neden para verildiğini de açıklamadan muhalif medyayı karalama, töhmet altında bırakma hakkını görüyordu kendinde.

Peki ne oldu? Hasan Öztürkmen’in isim vermeden “propaganda kanalı” diye nitelediği kanallardan biri olan Sözcü TV, Kemal Kılıçdaroğlu’nu canlı yayına aldı. Hem de iki saat sürdü program. Son yıllarda TV’lerde görmeye alışıldığı gibi konuk ağırlama programı yapmadılar; “Efendim nasıl değerlendiriyorsunuz?” tipi, gazeteciyi edilgenleştiren sorular yerine Kılıçdaroğlu’nu sorgulayan, yer yer zorlayan sorular sordular.

Eksik kalan sorular olabilir, ama Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu, CHP’deki saflaşmanın gazeteciliğe bakışı da olumsuz etkilediği bu ortamda başarılı iş çıkardılar doğrusu. Onları eleştiren kimi gazetecilerin soru sormayı nezaket gösterisi sandıkları, gazetecinin aklına gelen her soruyu soramayacağı gibi yanlış kanaat taşıdıkları ortaya çıktı. Bu gazeteciler, Oriana Fallaci gibi, gazetecinin muhatabıyla çatır çatır tartıştığı söyleşileri ya hiç bilmiyorlar ya da unutmuşlar. Bazı politikacıların gazetecilere gazetecilik öğretmeye kalkması ise trajikomikti.

Programda haklı olarak, Hasan Öztürkmen’in suçlamalarını da sordular. Kılıçdaroğlu, bu soruyu yanıtlarken, “CHP’nin geçmişte de bazı TV kanallarıyla protokol yaptığını, bunların meşru ödemeler olduğunu” ama Özgür Özel döneminde “sosyal medyaya büyük paralar ödendiğini” söyledi. Kılıçdaroğlu, bu sözleriyle CHP’nin Halk TV gibi kanallarla yaptığı ve daha önce de tartışılan “reklam, kampanya videoları ile grup ve basın toplantılarının canlı yayınlanması” protokollerini kastediyordu. O protokolleri de zamanında eleştirmiştim.

Kılıçdaroğlu, Hasan Öztürkmen’in, gazete ve gazetecilere de para ödendiğini öne sürdüğünün anımsatılması üzerine de CHP Sözcüsü Müslim Doğan’ın danışmanı Hüseyin Doğan’ı kastederek, “MYK üyemizin yanında çalışan birisi bunu dillendirdi. Onu partiden uzaklaştırdık. Öyle bir şey yok” dedi. Sonra da “Gazetecileri bilmiyorum. Siz söylüyorsunuz, ben bilmiyorum. Ödeme yapılırsa, eğer ödeme varsa meşru zeminde yapılması lazım” diye ekledi.

Şimdi söz sırası yeniden Hasan Öztürkmen’de. Eğer Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun bilmediği bir bilgisi varsa belgeleriyle isim isim açıklamalı, yoksa çıkıp özür dilemeli. Elbette sadece Öztürkmen de değil, Bülent Kuşoğlu başta olmak üzere kim ne biliyorsa belgeleyerek konuşmalı ya da tezvirat üretmemeli.

PERSEPOLİS VE SATRAPİ’NİN ANISINA SAYGI

İran’daki baskıcı ve totaliter “molla” rejiminde büyüyen bir kız çocuğunun yaşamını anlattığı “Persepolis” çizgi filmiyle tanınan Marjane Satrapi’nin ölümüyle ilgili haberler gizemliydi.

Fransa’da olduğu gibi Türkiye’deki haberlerde de “aile üyelerinin” verdiği bilgiye dayanılarak, Satrapi’nin “üzüntüden öldüğü” belirtiliyordu. Üzüntü, ölümüne yol açacak kadar nasıl büyük bir tıbbi soruna yol açmıştı o konuda bilgi yoktu haberlerde. Sadece eşi........

© Gazete Pencere