menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zeka meselesi iklim krizini gölgede mi bırakıyor?

26 0
04.10.2026

New York Times’ın geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir yazının başlığı dikkat çekiciydi: “Büyük tehdit iklim değişikliğiydi. Şimdi sıra yapay zekada.”

Yapay zeka gerçekten de insanlığın karşı karşıya olduğu tehditler listesinde iklim krizinin önüne mi geçti? İlk bakışta son aylarda konuştuğumuz konulara bakınca buna evet demek gerekiyor. Fakat iki tehdidi aynı terazide tartmak da kolay değil zira iklim değişikliğinin sonuçlarını bugün, şimdi, şu anda yaşıyoruz: anormal sıcak hava dalgaları, orman yangınları, seller, kuraklık, tarımsal kayıplar, su sıkıntısı şeklinde listeleyebiliriz.

Yapay zekânın getirdiği “olası” riskler ise insanlığın sonunu getirmeye kadar giden korkunç senaryoları içerse ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacı Toby Ord gibi akademisyenlerden “İnsanlığın sonunu getirebilecek şeyler açısından bakarsak, yapay zekânın daha büyük bir risk olduğunu düşünüyorum” şeklinde açıklamalar gelse de, bunlar şimdilik henüz büyük ölçüde birer olasılık, iklim krizi gerçekliğinden farklı bir noktada. Yani iklim krizi bugün yaşanan bir felaket. Yapay zekânın varoluşsal riski ise henüz gerçekleşmemiş bir ihtimal. Diğer yandan, yapay zekanın iklim krizine ayırdığımız dikkati, siyasi enerjiyi ve ekonomik kaynakları kendisine çektiği de bir gerçek.

Yapay zekâ bugün teknoloji şirketlerinin yatırım kararlarının, hükümetlerin sanayi politikalarının, enerji yatırımlarının ve hatta ulusal güvenlik tartışmalarının merkezinde. Bu arada iklim krizinin aciliyeti giderek “normalleştiriliyor”, adeta tehdit büyüdükçe konu kanıksanıyor. İnsanoğlunun yavaş yavaş oluşan şeyleri normalleştirmek gibi bir yeteneği var. Yapay zeka konusu ise çok daha yeni ve haber değeri çok yüksek.

YAPAY ZEKA DA BİR İKLİM MESELESİ

Bir diğer paradoks da, yapay zekânın iklim gündemini çalarken, aynı zamanda bu krizi büyütebilecek bir teknoloji olması. Yapay zekânın görünmeyen altyapısı veri merkezleri sunucular çalıştırıyor, sistemlerin soğutulması gerekiyor, bunların tamamı ciddi miktarda elektrik gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine........

© Gazete Pencere