menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kutsallar mı kazanacak, insanlık mı?

124 0
11.03.2026

Bölgede sular durulmadığı gibi yeni çatışmalar ile birlikte işler daha çetrefilli bir hâl alıyor. Konunun uzmanları ve meraklıları işin nerelere varabileceğine dair bitmeyen analizler yapıyorlar. İşi “iki psikopatın marifeti” olarak görmek bu günlerde adetten… İsrail’in sapkınlığının bölgeye bu ölçüde yayılması ilk defa olsa da Amerika’nın politikasında tarihten bugüne önemli bir değişiklik yok. Irak, Afganistan, Libya, Mısır gibi yakın tarihte yaşanmış örnekler önümüzde duruyor. Postkolonyal döneme özgü mutat yayılma politikalarını yürütüyorlar. Artık en hayalperesti dahi demokrasi ve özgürlük getirmek gibi bir niyetin olmadığını anlamış olması gerek.

Son dönemi geçmişten ayıran en önemli fark, dinin gölgesinin yarattığı karanlık. İsrail’in yıkım stratejisinin arkasında, sınırları belirsiz Arz-ı Mevud coğrafyasına yayılma çılgınlığı var ve bunu Armageddon Savaşı ile başaracaklarına inanıyorlar. Amerika da şu anda adeta bir vekâlet savaşı yürütüyor. Trump’a dokunarak dua eden Evanjelist rahiplerin görüntüleri de durumu yeterince açıklıyor. İşin arka planında elbette enerji kaynaklarının kontrolü gibi, Çin’in korkutucu (!) yayılma politikasını durdurmak gibi saikler olduğunu biliyoruz. Buna rağmen İsrail’in din temelli yayılma stratejisini de hafife alamayız. Siyonizm siyasi bir felsefe olsa da kökeninde bir dini inancın farklı veçheleri var. Ve bu yorumların belli İsrail çevrelerindeki teorik çerçevesi tüm “İslam Ümmeti”ni varoluşsal bir tehdit olarak görmek ve ortadan kaldırmak noktasında........

© Gazete Pencere