menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gezi’de düğümlenen siyaset…

66 0
03.06.2026

Gezi Parkı eylemlerinin 13. yılında yine olası açık hava toplantıları şiddetle bastırıldı, Taksim’e ulaşım imkânları kısıtlandı. Hani “Kalem sadece kalem değildir.” türünde deyişler vardır; bu, Gezi’ye çok yakışıyor. Gezi sadece Gezi’den ibaret değildi. Gezi Parkı Eylemleri, Türkiye’de siyaset yapma şeklinin yeniden belirlenmesine, metaforik ifade ile “kartların yeniden dağıtılmasına” sebep oldu. Her türlü eylemin yasaklandığı, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, konserlerin yasaklandığı, belediyelere kayyumların atandığı, en sonunda mutlak butlan gibi sipariş kararlar ile ana muhalefetin işlevsizleştirildiği ve tek parti düzeninin hâkim olduğu bugünün tarz-ı siyasetinin tohumları Gezi ile atıldı.

Gezi Parkı Eylemleri, AKP iktidarının demokrasi algısını biçimlendirdi. İlk dönemlerinde toplumun tüm kesimlerine aynı hassasiyetler ile yaklaşan, asırlık dertleri gündemine alan, geçmiş iktidarların konuşmaya cesaret edemediği konuların üstüne cesurca giden ve bu yolla aydınları da yanına alan iktidar, koşulsuz bir toplumsal rıza ürettiği zehabına kapılmıştı. Bunun böyle olmadığını, doğru atılımların yapılan yanlışlara tepki gösterilmesine engel olamayacağını Gezi ile gördü. O dönemde hâlen bir hesap verme sorumluluğu ile hareket ediliyordu. Bu nedenle Tayyip Erdoğan, kendisini ifade etmek için Fatih Altaylı’nın karşısına çıkmıştı. Altaylı bugünkü Altaylı değilse de yine ehvenişerdi. Bugün ise sadece güdümlü gazetecilerin önceden belirlenmiş soruları cevaplanıyor, gazetecilik yapmaya çalışanlar muhatap alınmıyor.

Orada........

© Gazete Pencere