menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deprem güvenliği mi, seçim mühendisliği mi – 1

68 0
10.02.2026

İktidar ve muhalefet deprem sonrasında yapılan konutlar üzerinden sıkı bir polemik yürütüyorlar. Tayyip Erdoğan Özgür Özel’i bu konudan siyasi rant devşirmekle ve acılar üstünden siyaset yapmakla suçlarken; “…bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın..” diyerek tartışmada el yükseltiyor.

Türkiye bundan tam üç yıl önce büyük bir trajedi yaşadı ve 53 binden fazla insanını deprem felaketine kurban verdi. Kahramanmaraş depreminin 24 yıl öncesinde de Marmara depremi yaşanmış ve 17 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. Geçtiğimiz hafta her iki deprem sonrasında gösterilen refleksler bile mukayese edilerek polemik konusu yapıldı. Yaşanan felaketler sonrasında hızlı aksiyon alınabilmesi için hazırlıklı olmak önemli. Ancak iletişimin önemi de ihmal edilemez. İki depremin yaşandığı dönem arasında ciddi bir teknolojik fark var. Bu da direkt iletişim şekline yansıdı. Bölgeye ulaşan sivil toplum örgütleri, yardım kuruluşları ve sıradan vatandaş bölgede yaşananlardan filtresiz ve sınırsız haber almamızı sağladı.

“Kahramanmaraş Depremi”nde bu iletişimin devleti yönetenleri rahatsız ettiğini ve internet erişiminin sınırlandırıldığını da gördük ve yaşadık. Ülke o günlerde kurumlarıyla, iş dünyasının katkılarıyla, bireysel çabalarla ve yurtdışında yaşayan TC vatandaşlarının fedakarlıklarıyla yaralarını sarmak için kenetlendi. Tüm siyasi yönelimler, sağından........

© Gazete Pencere