Önemli olan sıranın gelmesi değil geldiğinde yapılacaklardır
Son yerel seçimlerin ardından Türkiye’de siyasal dengelerin değişebileceği açıkça ortaya çıktı. Yıllardır sağ iktidarların yönettiği belediyelerin muhalefete geçmesi, üç büyük kentte 2023 seçimlerinde alınan sonuçlarla birlikte düşünüldüğünde, seçmenin tercihini gösterdi.
İktidarın da bunu fark ettiği anlaşılıyor.
AKP-MHP İttifakı, kaybettiği siyasal zemini yeniden kazanmak yerine, iktidarda kalabilmenin başka yollarını arıyor. Muhalefetin seçilmiş yerel yöneticilerine yönelik yargı süreçleri ve alınan kararlar, artık yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası hukuk çevrelerinde de tartışılıyor. AİHM ve AYM’nin kararları bu tartışmayı önümüzdeki dönemde daha da derinleştirebilir.
Burada yalnızca hukuki sonuçlara değil, olası siyasal etkilerine de bakmak gerekiyor.
İlk akla gelen; seçmende “nasıl olsa sonuç değişmeyecek” duygusu yaratılması, sandığa duyulan güvenin zayıflayabileceği. Oy kullanmanın anlamını yitirdiğine inanan seçmen, demokratik siyasetin en önemli dayanağını da çökertir.
Muhalefeti etkisizleştirme çabaları bununla sınırlı değil.
“Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen süreç, güvenlik politikasının ötesinde, Kürt seçmenden yeniden destek alma arayışı olarak da değerlendirilebilir. İmralı üzerinden sürdürülen temaslar, yaklaşan seçimlerin siyasal dengeleri açısından önem........
