Dindar ve Kindar
Aradan hayli uzun zaman geçti. Çocukluk günlerinden kalan anıların izlerini sürerek, günümüzle sağlıklı bağ kurulabilir mi? Doğrusu kestirmek kolay değil.
İkinci Dünya Savaşının ardından doğmuşum. Şimdilerde “babyboom” adı verilen kuşaktanım. DP’nin 1950 seçimlerini kazanarak, ezici çoğunlukla iktidara geldiği günler.
Savaş yüzünden yaşanan, kıtlık yaklaşık 7 yıl süreyle silahaltına alınan, 1 milyon yetişkin erkek nüfusun üretimden kopması; bu koşullarda artan derin yoksulluk. Dönemin tablosu böyle.
DP’nin başarısının nedeni, ülkeyi savaşa sokmama kararlılığı gösteren, üstelik kurucu parti seçimi açık farkla kaybediyor.
Mübadele sürecinde; iktidar partisinin-CHP- yönetimiyle ilişki kurmanın ötesine geçerek, sermaye birikimi çabasında olanlar... Halk arasındaki adlarıyla “parti kodamanlarına” karşı yükselen tepkiler… Belki.
Peki sonra neler yaşandı?
Soğuk Savaş dönemine girilmesiyle yeniden bu kez çok uzağımızda başlayan savaş. Kore’ye asker gönderilmesi ve NATO’ya girişimiz. Savaş sonrası tarımsal ürünlere artan ihtiyaç nedeniyle kırsalda canlanan ekonomi. Ve ABD’nin Marshal Planı ile örgütlediği yardımların etkisi... Ardından ABD ile yakınlaşma. Bu süreçte 1950 seçimleri öncesine yakın ilişkide bulunduğu aydınların, “1951 Tevkifatı” adı verilen operasyonla,........
