menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Baskı

10 0
01.02.2025

Adam iktidara bir geldi pir geldi. Koca ülke totaliter bir rejime dönüştü. Bu noktaya gelene kadar demokrasinin tüm unsurlarını kullanması, emmesi, tüketmesi de cabası… Totaliter rejimi benimsemeyenler üzerinde ağır bir baskı uygulandı. Rejime tehdit olarak görülen bireyler de sistematik olarak baskıya uğradı.

Olay Nazi Almanya’sında geçiyor, bizimle bir ilgisi yok. İlgisi var diyenler yanılıyor.

Üçüncü Reich’ın yani Hitler ideolojisinin yükselmesiyle birlikte gazeteciler, akademisyenler, bilim insanları, sanatçılar, sendikacılar, avukatlar ve tabi ki siyasi muhalifler tutuklandı. Tutuklanmayanlara, “Git, terk et” dendi.

Partinin (Nazi partisinin) propaganda aygıtı yani Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı bu süreçte belirleyici bir rol oynadı. Ardından Gestapo, SS olarak bilinen paramiliter örgüt ve halk mahkemeleri iş birliğiyle meslekleri nedeniyle hedef alınan isimler elimine edildi.

Ne demek, elimine etmek…

Nazi yönetimi en başta entelektüel ve bilimsel çevreleri tehlikeli buldu. “Milli olmayan bilim” diye nitelendirdikleri araştırmaları, düşünceleri (!) yasakladı. Böylece yüzlerce akademisyenin görevden alınmasının, bir kısmının tutuklanmasının önü açıldı.

........

© Gazete Pencere