menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR'AN TARİHİ ÜZERİNE

276 0
22.07.2026

Edebiyattan sıkıldım, biraz ilahiyat okuyayım dedim. Zaten benim okumalarım ya edebiyattır ya ilahiyattır çoğunlukla. Kitaplığı karıştırırken yedi yıl önce okuduğum ve çok yerinin altını itina ile çizdiğim Ziya Şen’in “Kuran’ın Metinleşme Süreci” isimli kitabını aldım elime. Sadece altını çizdiğim yerlere baktım, kitabın yarısını çizmişim. O dönemde Kuran Tarihi üzerine ciddi kafa yorduğumu, konuyla ilgili bununla birlikte beş altı kaynak kitabı daha mukayeseli olarak okuduğumu hatırlıyorum. Merhum Muhammed Hamidullah hocanın Kuran Tarihi başta olmak üzere.

Ulaştığım netice şu: bu konuda sağlıklı hiçbir neticeye ulaşılamayacağı. Karmakarışık bir mevzu, karmakarışık bir malzeme, tasnif imkansız. Gerçi İslami hangi mevzu karmakarışık değil ki! Bu itirafı işin ehli ulema yapıyor, ben değil. Okumalarım onların itirafının doğru olduğunu gösterdi bana. Sure tertibi, ayet tertibi ve surelerin isimlendirilmesi bazı alimlere göre tevkifi, yani ilahi bazı alimlere göre içtihadi, yani beşeri. Hele Kuran’ın kitap haline getirilme sürecine bakınca Kuran Tarihi’nin inkılap tarihimizden hiçbir farkı yoktur diyen Mustafa Öztürk’e  katılmamak elde değil.

Kurulan komisyon, iki şahit (züşşehadeteyn), özel mushaflar, bazı ayetlerin birden fazla şahidinin olmaması, vahiy katipliği kurumu, sonradan irtidat eden bazı vahiy katipleri, Hafsa’nın elindeki orijinal ilk nüshanın Mervan tarafından yakılması, katiplerin üzerine ayetler yazdıkları hiçbir malzemenin günümüze kadar gelmemesi… Câlib-i dikkat olan Kuran’ın kitap haline getirilmesi gerektiği fikrinin Hz. Ömer tarafından dönemin halifesi Hz. Ebubekir’e ısrarla........

© Gazete İpekyol