İNSAN VE BORÇLAR
İnsan dünyaya geldiği ilk günden ruhunu teslim edeceği son güne kadar haklar ve borçlara sahip olur. Hakları kapsamında nasıl ki yaşama, eğitim, özgür ve hür bir hayat varsa unutmamalıdır ki borçlar kapsamında da sorumlulukları vardır. İlk doğduğumuzda annemiz ve babamıza borçlanırız.
Sabahlara kadar başımızda uykusuz kalıp kendileri yemeyip bizlere yediren kılımıza bir zarar geldiğinde içleri cız edip birer aslana dönüşen anne ve babalarımıza karşı borçlarımız asla bitmez.
Borçların hayatımızdaki yerlerini farklı bakış açılarıyla ele alalım.
Biraz büyüdüğümüzde okula başlayıp öğretmenlerimize borçlanırız.
Büyüdükçe ders aldığımız her şeye borçlanmış birer birey oluruz.
Borcun edimi ne olursa olsun insan unutmamalıdır ki borç insana yüklenmiş bir eşikte geçmenin mükafatıdır.
Her borcun hakkını vermek gerekir.
Örneğin: aklı olan insanın borcu ilk başta aklını güzel şeylere yorup daha sonra güzel şeyler için aklını çalıştırması bir borçtur.
Bir dile sahip olup gerektiğinde konuşup gerektiğinde susturmaya özen göstermek dile karşı yüklenmiş olduğumuz borcun edimidir. Haksızlık karşısında dilimizin görevini yerine getirmememiz bizlere yüklenmiş büyük bir borçtur. İnsan, eşrafi mahlukat özelliğini edinmiş olduğu borçları yerine getirerek kanıtlamak zorundadır. İlk görevi kulluk ve kullukta........
