DİJİTAL YORGUNLUK
Sabah uyanır uyanmaz ilk iş telefona bakıyoruz. Gözlerimizi açar açmaz ekran ışığıyla karşılaşıyor, daha güne başlar başlamaz onlarca bildirim ve anlamsız pek çok içerikle zihnimizi dolduruyoruz. Artık hayatımız, görünürde sessiz ama yorucu bir şekilde, sürekli çevrimiçi olmanın baskısı altında geçiyor. Psikolojide bu durum “dijital yorgunluk” olarak tanımlanıyor.
Dijital yorgunluk yalnızca teknolojik bir sorun değil; zihinsel, duygusal ve hatta bedensel tükenmeye yol açan bir süreç. Yapılan araştırmalar, sürekli bildirim alan bireylerin odak sürelerinin 0–40 oranında azaldığını gösteriyor. Beyin, her yeni uyarıcıya cevap vermek için enerji harcıyor ve bu da gün boyu fark edilmeyen bir zihinsel tükenmeye yol açıyor. Günün sonunda “hiçbir şey yapmamış gibi” hissedip buna rağmen yorgun düşmemizin sebeplerinden biri de bu.
Sosyal medya ve çevrimiçi olma baskısının psikolojik etkileri özellikle gençler üzerinde daha belirgin. 2022’de yapılan bir çalışmada, günde üç saatten fazla sosyal medya kullanan ergenlerin........
© Gazete İpekyol
