menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR HALKI KİM AYAĞA KALDIRIR?

6 0
02.09.2026

“Zeki olmak; sivil kıyafetler giymek, boynunuzda devasa bir yakaç ya da kafanızda modern bir şapka takmak demek değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halkınız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın, akşamları kafelerde iskambil kâğıtları ve domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi. Bu durumda aydın değil, aydın çamurusunuz.

İnsanların zihninin, iradesinin, vicdanının alarmı olmalısınız. Halkı uyandırın. Köylülere, işçilere, şehirli alt tabakalara nasıl daha iyi yaşayacaklarını, nasıl daha iyi bir yaşamın kurucuları olabileceklerini öğretin.”

Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabında geçen bu satırları okuduğumda bir kez daha düşündüm.

Yok olmaya yüz tutmuş.

Ve o halkı ayağa kaldırmaya çalışan birkaç aydın…

İnsanlara verdikleri emek, onları daha özgür, daha kültürlü ve daha güçlü bir halka dönüştürme çabaları gerçekten takdire şayan.

Onlara sadece ne yapmaları gerektiğini söylemiyorlar; nasıl yaşayacaklarını, nasıl çalışacaklarını, nasıl daha iyi insanlar olabileceklerini anlatıyorlar. Doğruluğu, düzeni ve disiplini; vicdanlı olmayı, sevmeyi ve hem kendi hem de başkalarının haklarına saygı duymayı öğretiyorlar.

Ve en önemlisi, kendileri örnek oluyorlar.

Çünkü insanlara yalnızca sözle bir şey öğretemezsiniz. İnsanlara ne söylediğiniz kadar, nasıl yaşadığınız da önemlidir.

Snellman, Finlandiya'yı bir uçtan bir uca geziyor; köylüleri, işçileri, yetenekli çocukları ve güçlü karakterleri tanımaya çalışıyordu. Onlarla konuşuyor, okumaları için kitap veriyor, adreslerini alıyor ve mektuplaşıyordu.

Yani bir halkı değiştirmeye önce insanı anlayarak başlamışlardı.

Snellman'ın şu sözü ise bugün bile insanın zihninde yankılanıyor:

“Bir, iki, üç, hatta daha fazla nehirle bütün ülkenin toprakları sulanamaz. En uzak kulübenin bile kendi içme suyu olmalıdır; bir göl, kaynak, nehir veya bir kuyu bile olsa. Halkın ruhsal susuzluğu da böyledir. Her yerde kendi........

© Gazete İpekyol