menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KOSOVA FAVORİ GİBİ DURUYOR

10 0
28.03.2026

Dünya Kupası Avrupa guruplarında İspanya’nın ardından ikinci sırada yer almıştı Türkiye… En iyi ikincilerden play-off maçı oynama hakkını elde etti. Yarı finalde rakip Romanya idi. İstanbul İnönü Stadı’nda oynandı, tek doksan dakikalık eleme maçı. Federasyonun sponsorlara dağıttığı maç biletini kapan geldi stadı tıklım tıklım doldurdu. Sadece görüntü vardı, ses yoktu. Bir grup konuk ekip taraftarı tezahüratlarıyla sinema izlemeye gelenleri susturmayı bildi. Maçı oynayan A Milli Takımdı. Ama hemen herkes kendi oyuncularının oynaması ve de oynatılmamasına tepki gösterdi.  Tribünler üç ayrı takıma dönüştürülmüş, A Milli Takım stat dışında kalmıştı. Stada getirilen mehteran bölüğü bile coşkuyu ateşleyemedi. Umarım TFF yönetimi artık bu ince ama önemli detayı görür bir daha İstanbul’a maç vermez. A milli takımların ev sahibi olduğu şehirler Anadolu’dur gerçeği açık seçik ortadadır. Bursa, Eskişehir, Konya, Adana, Sakarya, Samsun, İzmir gibi şehirlerdir. Sorun sadece stat içinde değil, maç bitmiş aradan üç saat geçmiş. Kimse evine dönememiş, trafik Arap saçı. Yollar kapalı, insanlar ne araçla ne de yaya, varmak istedikleri yere ulaşamıyorlar. Saha içine dönecek olursak… Lejyonerlerimizin çektiği yükle Romanya engelini ikinci yarıda yarattığımız şık organizasyonla bulduğumuz tek gol ile aştık. Oyun ritmini tutup, oyun disiplininin süresini maçın tamamına yaymasını öğrendik. Burası çok önemli. Bireysel olarak performanslarının altında kalan oyuncular vardı. Ama rotasyona gidildiğinde takım gücünü artıracak oyuncularda kenardaydı. Forvetsiz futbolun mucidi Montella, aksayan oyuncuları geri almakta gecikti. Barış, Kerem, İsmail değişikliklerine gidebilirdi, gitmedi. Son dönemin en formda oyuncusu Orkun’u bitime az kala oyuna soktu. Sanki maçı garanti altına alacak skoru ele geçirmiş gibi Hakan ve Arda’yı çıkardı. Uzun süredir burada ama hala oyuncularını tanımıyormuş gibi davrandı. Şansı yaver gitti.  Konuk ekibin en önemli atağında top direkten döndü. Romanya engeli aşıldı. Slovakya’yı evinde deviren son zamanların güçlü ekibi Kosova ile eşleşildi. Geldik finale. İki takım da Kanada, Amerika ve Meksika’nın organize edeceği Dünya Kupası’na katılmak istiyor.  Kosova kupaya katılabilmenin açlığını yaşıyor. Bizde de yılların hasreti var. Deplasmanda oynanacak maç öncesi, ister kızın, ister küsün ben şahsen ev sahibini favori görüyorum. İyi futbol oynuyorlar. Kazanma azimleri çok, hırsları yüksek. Bizim rakibimiz Kosova değil, Montella’dır. Tarihin en yetenekli futbolcu kadrosuna sahip olmasına rağmen kaliteli bir yemek yapıp ortaya koyamıyor. Romanya maçı kaybedilseydi, eminim ki salı günkü maça başka bir hocayla çıkılırdı. Üç günde şapkayı önüne koyup kendisine dersler çıkarabilir mi? Yoksa kendi ipini, kendi mi çeker?


© Gazete Gerçek