Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
29 Ekim 1923’te Türkiye yalnızca yönetim biçimini değiştirmedi. Egemenliğin kaynağını hanedandan alıp millete verdi. Saltanatın kaldırılması, laik hukuk düzeninin kurulması, eğitimin birleştirilmesi ve kadınların siyasal haklarının genişletilmesi, köklü bir toplumsal dönüşümün parçalarıydı. Cumhuriyet, bu anlamda tarihsel bir devrimdi. Peki, yüz üç yıl sonra bu devrimin kazanımları ne durumda? Bugün kendisini Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin savunucusu olarak tanımlayan kesimlerin kendilerine sorması gereken sorular var. Mesela; laikliği savunmak, din ve vicdan özgürlüğünü de savunmayı gerektirir. Cumhuriyet’i savunmak, Kürt yurttaşların eşitliğini, Alevilerin inanç özgürlüğünü, kadınların bedenleri ve yaşamları üzerindeki haklarını, işçilerin sendikal haklarını ve herkesin adil yargılanma güvencesini savunmayı da gerektirir. Hukukun üstünlüğü, yalnızca kendi siyasal çevremizden biri haksızlığa uğradığında hatırlanacak bir ilke değildir. İfade özgürlüğü, yalnızca bizimle aynı düşüncedekiler........
