menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KEVGİR MİSİN BE KARDEŞLİK (3)

4 0
previous day

Dünkü yazımı, "Madem ekonomi düzeldi, neden vatandaş “ekonomi düzelmedi” diyor?" sorusuyla bitirmiştik. İşte programın en kritik paradoksu burada. Makroekonomik dengeler düzelirken mikroekonomik hayat bozulabiliyor. Enflasyon yüzde 65'ten yüzde 31'e düşebilir. Ama fiyatlar yüzde 31'e düşmez. Sadece daha yavaş artar. Bu ayrımı siyasetçiler bazen bilerek, bazen de politik iletişim uğruna görmezden geliyor. Vatandaşın matematiği ise çok basit:  “Geçen yıl 100 liraya aldığım şey bugün 131 lira olmuşsa, bana enflasyon düştü demenin ne anlamı var?” Haklı.  Çünkü dezenflasyon, fiyatların düşmesi değil; fiyatların artış hızının düşmesidir. Bu nedenle üç yıl boyunca uygulanan sıkılaştırmanın toplumsal bedeli de ortaya çıkıyor. Yüksek faiz yatırım iştahını baskılıyor.  Kredi pahalılaşıyor.  İç talep daralıyor.  Ücretlerin satın alma gücü enflasyon........

© Gazete Gerçek