TAPU KAYDI HER ŞEYİ ANLATMAZ
Geçen hafta elime geçen bir vergi mahkemesi kararı, hem meslektaşlarımın hem de mülk alıp satan vatandaşlarımızın dikkatini çekmesi gerektiğini düşündüğüm bir konuyu gündeme taşıdı. Mesele basit görünüyor: Bir kişi, babasından tapu yoluyla aldığı meskeni birkaç yıl sonra satıyor. Gelir İdaresi, bu satıştan ortaya çıkan fiyat farkı üzerinden gelir vergisi istiyor. Ama iş hiç de o kadar basit değil.
Olayın arka planına bakınca şu tablo çıkıyor: Baba, ekonomik sıkıntı içindedir. Oğlu, babanın borçlarını üstleniyor ve ödüyor. Bunun karşılığında taşınmaz, tapu sicilinde "satış" olarak görünse de aslında herhangi bir para el değiştirmemiş. Yani ortada gerçek bir alım-satım yok; bu, borç karşılığı yapılan bir devir. Ne var ki vergi idaresi tapu kaydına bakıyor ve şunu görüyor: 150.000 TL'ye alınmış, 850.000 TL'ye satılmış. "Değer artış kazancı" doğmuş, beyan edilmemiş. Dosya takdir komisyonuna gidiyor, matrah belirleniyor, cezalı vergi tarhiyatı yapılıyor.
Mükellef, idare tarafından izahat için davet edilmiş ve durumu açıklamış. "Bu satış değil, borcun karşılığı bir devirdi" demiş. İdare bu açıklamayı yeterli bulmamış ve beyanname verilmesi yönünde uyarı yapmış. Beyanname verilmeyince iş takdir komisyonuna gitmiş. Sonunda vergi ziyaı cezalı tarhiyat ortaya çıkmış. Mükellef mahkemeye gitmiş. …….Vergi Mahkemesi, tarhiyatı iptal etti. Ama bunu körü körüne yapmadı. Mahkemenin gerekçesi son derece öğretici: "Yalnızca tapu kaydına bakarak vergi tarh edilmesi hukuka uygun değildir." Mahkemeye göre, bu işlemin gerçekte ne olduğu -yani gerçek bir satış mı yoksa bağışlama ya da borca karşılık devir mi olduğu- somut delillerle araştırılmalıydı. Bunun için ne yapılabilirdi? Babanın ifadesine başvurulabilirdi. Baba ve oğulun banka hesap hareketleri........
