menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vazgeçemediklerimiz yüzünden esarete doğru sürüklenirken…

10 0
19.10.2026

“Vazgeçmek özgürlüktür,” diyen Portekizli yazar Fernando Pessoa bu sözün devamında “İstememek güçtür,” diye ekler. Yaşasaydı vazgeçip istemememiz gereken şeylerin listesini elimize tutuştururdu. Elimizde böyle bir liste olmasa da özgürlüklerimizi baki kılabilmek için nelerden vazgeçmemiz gerektiğini bulabiliriz. Öncelikle insan sıcaklığı ve iletişimi taşımayan, kültür diye dayatılan her türlü konfordan vazgeçerek işe başlayabiliriz. Bir bakalım, nelermiş? Mesela; “üçüncü nesil kahve kültürü” diye dayatılan görgüsüzlükten vazgeçmeliyiz. Çocuklarımız ellerinde devasa bardaklı marka kahvelerini göstere göstere sokaklarda arz-ı endam etmeye çalışıyorlar ve buna maddi manevi bağımlılar.

Fast Fashion Kültürüne ne demeli? Türkçesi “Hızlı Moda Kültürü” Kıyafetler mevsimlik değil haftalık trendlerle tüketilmeliymiş. Giyecekmişsin, bir hafta sonra kaldırıp atacakmışsın. Batılı ülkelerden dalga dalga yayılan bu çılgınlık yüzünden ortaya çıkan devasa tekstil atıklarını yok edebilmek için hor görülen bazı ülkeler (Hindistan başta olmak üzere) tekstil çöplüğü haline döndü. Ve ne yazık ki bu kıyafetlerin yok edilebilmesi (bazen de dönüştürülebilmesi) için kullanılan ağartıcılar ve yasa dışı kimyasallar yüzünden birçok nehir zehir saçıyor.  Bir de “Binge-Watching” kültürü var. Nam-ı diğer “Dijital İçerik Tüketimi Kültürü” Her türlü sanal ve dijital bağımlılığı saklamak için güzel bir kılıf. Bu bağımlılığa sahip olanların odaklanma süresi ve zekâ seviyesi yerle bir.  Nasıl bir kültürmüş ki insanları hem odak hem de zekâ puanı olarak oldukça geriye çekiyor. Vazgeçme listemizin belki de en başında yer alması gerekir. Kişisel Gelişim ve Wellness Kültürü’nü de anmadan olmaz. Onunla ilgili koskoca bir endüstri yaratıldı. Kişisel olarak gelişelim de öyle mi oluyor acaba? Gerçekte bu........

© Gazete Gerçek