Borsada Kaybeden Sadece Hisseler Değil
Bugün dört büyük kulübün borsadaki değerlerine bakınca insanın aklına ne şampiyonluklar geliyor ne de unutulmaz goller...
Aklına, yıllardır aynı yanlışları tekrar eden bir futbol düzeni geliyor.
Bir zamanlar mahalle aralarında top peşinde koşan çocukların hayallerini süsleyen kulüpler, bugün yatırımcısının umutlarını tüketen şirketlere dönüşmüş durumda. Tribünlerde marşlar yükselirken, bilançolarda sessiz bir çöküş yaşanıyor.
Borsa İstanbul son yılların en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Finans şirketleri büyüdü, teknoloji hisseleri yükseldi, yeni şirketler yatırımcısına kazandırdı. Fakat Türk futbolu yine kendi yalnızlığına çekildi.
Sanki büyük bir tren kalktı ve bütün sektörler o trene yetişti.
Futbol ise istasyonda unutuldu.
Son bir yılda dört büyük kulübün tamamı yatırımcısına zarar yazdırdı. Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş...
Dört ayrı renk.
Dört ayrı şehir.
Dört ayrı hikâye...
Ama aynı sonuç.
Kaybeden yatırımcı.
Kaybeden güven.
Kaybeden gelecek.
Oysa mesele yalnızca birkaç puanlık hisse düşüşü değil.
Asıl mesele, Türk futbolunun yıllardır üretemediği değerdir.
Çünkü futbolun özü saha içinde kazanmak kadar, saha dışında da akıl üretmektir.........
