menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Maç, Otuz Yıllık Hikâye

45 0
02.03.2026

Verilmeyen iki net penaltı.

 

Direkten dönen iki top.

 

Kötü başlanan ve heba edilen iki ilk yarı.

 

Ve hakları, yöneticileri ve teknik ekibi tarafından yeterince savunulamayan bir Fenerbahçe…

 

Dile kolay geliyor. “Olur böyle şeyler” demek basit. Ama o anları yaşayan, tribünde yüreği ağzında bekleyen ekranlar karşısında krizler geçiren taraftara sorun bir de.

 

Kasımpaşa karşısında kaybedilen iki puan izah edilemezdi. Şimdi bir de Antalyaspor deplasmanında bırakılan iki puan eklendi. Artık mesele “açıklamak” değil; açıklayacak bir şeyin kalmaması.

 

İyi bir takım, şampiyon olacak takım bu maçlara ilk yarıları çöpe atarak başlamaz.

 

Üstelik rakipler ligin düşme hattı adayları. Futbol olarak da vasatın altında bir görüntü çiziyorlar. Buna rağmen Fenerbahçe’nin varlık gösterememesi… Daha doğrusu maça yanlış oyun planıyla başlayıp, iş işten geçtikten sonra rakibi kendi sahasına hapseden bir düzene dönmesi kabul edilebilir değil. Bu, doğrudan teknik tercih hatasıdır.

 

Bir başka dikkat çekici nokta: Fenerbahçe gol atıyor ve hemen ardından ya gol yiyor ya da kalesinde yüzde yüzlük pozisyon veriyor. Geçen hafta da böyleydi, bu hafta da. Bu kez kaleci kurtardı ama mesele kurtarış değil; o kırılganlık. Öğrenemiyorsun.

 

Maç bitiyor. Puan farkı dört. Liderle arada net bir mesafe oluşmuş. Kulüpten tek kelime açıklama yok. Aksine başkan Sadettin Saran stat çıkışında “Biz şampiyon olacağız” diyor.

 

Şampiyonluk söylemle gelmez.

 

Şampiyonluk refleksle, duruşla, kriz yönetimiyle gelir.

 

Dönüp bakın, Galatasaray, Konyaspor’a net bir skorla kaybettiği maçtan sonra kaç açıklama yaptı? Kamuoyu oluşturdu, pozisyonlarını savundu,........

© Fotospor