menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SESSİZ VE DERİNDEN: BEŞİKTAŞ PANİKLE DEĞİL AKILLA İLERLİYOR

14 0
03.02.2026

Bu süreçte en büyük haksızlık ise kaleci Ersin’e yapılıyor. Sormak gerekiyor: Ersin’in günahı ne? Takım savunması henüz tam anlamıyla oturmamışken, her hatanın faturasını tek kaleciye kesmek ne kadar adil? Beşiktaş’ın şu anda tek kalecisi olan Ersin’e yüklenmek, çözüm üretmek değil; sorunu yanlış yerde aramaktır. Kaleciye değil, onu yalnız bırakan savunma düzenine bakmak gerekir.

Sahadaki tabloya baktığımızda ise net bir gelişim var. Bu takımda artık bütünleşme var, kenetlenme var ve en önemlisi galibiyet hırsı var. Eskisi gibi gol yedikten sonra mental olarak çöken, maçı bırakan bir Beşiktaş yok. Aksine, kalesinde gol gördüğünde daha da hırslanan, hücumu artıran ve golü bulana kadar oyundan kopmayan bir takım izliyoruz. Bu dönüşüm küçümsenecek bir şey değil.

Tam da bu noktada tribünlere büyük görev düşüyor. Maç esnasında “Kartal gol gol” diye takımı ayağa kaldırmak gerekirken, kritik anlarda yapılan yönetim protestoları sahadaki oyunculara zarar vermekten başka bir işe yaramıyor. Tribün enerjisi Beşiktaş için her zaman itici güç olmuştur; ancak bu güç doğru zamanda, doğru yönde kullanılmadığında takımın aleyhine dönebiliyor.

Hafta içi yapılan basın toplantısında Başkan Serdal Adalı, kulübün geleceği ve ekonomik yönetimi konusunda haklı noktalara değindi. Ancak bu açıklamaların, duygusal bir süreçten geçen taraftarı ikna etmeye yetmediği de ortada. Yine de şunu görmek lazım: Ekonomik gerçekler göz ardı edilerek atılacak her adım, Beşiktaş’ı........

© Fotospor