Kör topal ilerleyen bir Beşiktaş!
Kağıt üzerinde zor gözüken bir maçı daha kazandı Beşiktaş…Tek gol yetti Kartal’a 3 puan için. Bu haftaki rakip, ligin istikrarsız takımlarından Kocaelispor’du. Ev sahibinin G.Saray galibiyeti dışında büyük takımlara karşı kayda değer bir performansı olmasa da, kendi sahasında bileği zor bükülen bir takım görüntüsündeydi. Ne var ki, Beşiktaş karşısında hücum etmekte zorlanan ve savunma da yapamayan bir Kocaeli bulunca, korkarak geldiği Körfez’den mutlu bir şekilde ayrıldı.
Mahale futbolu
Maçın ilk 45 dakikalık bölümü, tam bir mahalle futbolu niteliğindeydi. Bir tarafta golü düşünerek oynamaya çalışan ancak organize olmayan Beşiktaş, diğer tarafta ise gol yememeyi düşünerek oynayan ancak savunmada kritik hatalar yapan ev sahibi Kocaelispor… Golü hedefleyen tarafın çalışılmış hücum setleri olmayınca, savunma yapan tarafın da savunması çok fazla top kaybedince ortaya mahale futbolu çıktı. Sayısal veriler de bu yaklaşımı doğrular nitelikte. İlk 45 dakikada golü hedefleyen Beşiktaş, rakip ceza sahası içinde sadece ve sadece 6 defa topla buluşurken, bu toplam ev sahibinde 1 ile sınırlı kaldı. Kocaeli’nde Hırvat santrfor Petkoviç’in Beşiktaş maçının kadrosunda yer almadığının altını çizmeliyim. Acaba ev sahibinin hücumdaki en güçlü ismi Beşiktaş sınavında neden sahada değildi? Yerine oynayan Serdar Dursun’un dağınık futbolu ise dikkat çekiciydi. Bu arada bir başka ilginç istatistik, kazanılan ikili mücadelelerdeydi. Sözde savunma yapan taraf olan Kocaelispor, bu kategoride Beşiktaş’ın 29-14’lük üstünlüğüne engel olamadı. Eleştirdiğimiz Beşiktaş’ın bu kadar çok ikili mücadele kazanmasının nedeni, Kocaelisporlu futbolcuların aslında coşkusuz ve pasif futbollarının bir sonucuydu.
İki takımın mahale futbolu ikinci 45 dakikada da sürdü. İlk yarıya göre oyunun bu bölümündeki tek fark, 52.dakikada Beşiktaş’ın golü bulmasıydı. Kabul etmek lazım ki, duran toplar Kartal’a hayat veriyor. Bu sezon kornerlerden siyah beyazlılar 8.defa fileleri havalandırmayı başardılar. Golü atan isim, yeni transferlerden stoper Agbadou’ydu. Beşiktaş’ın kornerlerde bu kadar etkili olmasını nedeni, Djalo, Ndidi, Toure ve Agbadou gibi isimlerin fizik olarak güçlü olmalarının bir sonucu. Bu isimler ceza sahası içinde topla buluştuklarında darbeli kafa vuruşları yapabiliyorlar. Bir başka neden ise rakiplerin savunma performansı. Beşiktaş’ın golünde Agbadou yükselip topa kafa vururken, yanındaki Kocaelisporlu Tayfur Bingöl’ün reaksiyon verememesi dikkat çekiciydi. Savunmadaki futbolcuların yaptıkları bu basit hatalar, yetersizliklerinin mi yoksa isteksizliklerinin bir sonucu mu? İlk ihtimal daha çok ön plana çıksa da, ikinci ihtimali de göz ardı etmemek gerekiyor. Çünkü yetersizlikler her maçta söz konusu olurken, isteksizlik durumu, maalesef, maçtan maça değişiklik gösterebiliyor.
Hücum edemeyen takımlarımız
Golü yedikten sonra Kocaelispor, daha çok Beşiktaş kalesine gelmeye başladı. Nitekim ilk yarıda sadece 1 defa Beşiktaş ceza sahası içinde topla bulaşan Kocaeli futbolcular, ikinci yarıda bu toplamı 14 yaptılar. Ancak ev sahibinin de tıpkı Beşiktaş gibi düzgün hücum setlerinin olmaması, gol bulma şanslarını azaltan bir olumsuzluktu. Kocaeli; sadece sağ kanatta Agyei ile sonuca gitmeye çalıştı. Ne var ki İngiliz oyuncu ayağına gelen pek çok topu ezince, ev sahibin gol atma şansı Beşiktaşlıların yapacağı hatalara bağlı kaldı. Birbirleriyle uyumsuz futbolculardan kurulu ev sahibi, etkili şekilde Beşiktaş’ın üzerine gidemediği için, Agbadou ve arkadaşları da hatasız oynadılar. Bu arada Beşiktaş kalecisi Ersin’in maçı kurtarış yapmadan bitirmesi de, ev sahibinin yetersiz hücum performansının açık bir göstergesiydi. Maçı Beşiktaş 1-0 kazanmasına rağmen, Kara Kartal’ın da göze hoş gelen bir futbol oynadığı söylenemez. Rakip ceza sahası içinde Beşiktaşlı futbolcuların sadece 13 defa topla buluşmaları kabul edilebilecek bir durum değil. Koca 90 dakikada Beşiktaş’ın akan oyunda yakaladığı tek pozisyonu vardı. Onu da 72.dakikada Cerny, kötü bir vuruşla değerlendiremedi. Mental olarak iyi durumda olmaması Çekyalı’nın verimliliğini düşürüyor.
Bitirirken Beşiktaş’ın ilk 11’inde, iki haftalık bir aradan sonra yine şans bulan Cengiz Ünder için de bir yorum yapmak gerekiyor. Sarı kart cezalısı Orkun’un yokluğunda Sergen Hoca, çok sevdiği, kurtarıcı olarak gördüğü Cengiz Ünder’i ilk 11’de sahaya sürmekten çekinmedi. Üst üste gelen galibiyetlerle eli güçlenen Sergen Hoca’nın Cengiz tercihi, gerçekten akıl alır gibi değil. Ortada koşamayan, fizik gücü yetersiz bir Cengiz var… Bu gerçeği biz dışardan görürken, takım içindekiler görmüyor mudur? Tabii ki görüyorlardır. Bu gerçeği gören futbolcuların acaba teknik direktörlerine saygısı, inancı kalır mı? Kalmaz tabii ki… Bakalım yeni gelenlerin isyanı ne zaman başlayacak? Bu arada Sergen Hoca’nın elindeki Portekizlileri gözden çıkarmışa benziyor. Kocaeli maçında Cengiz’in yerine pek alan Jota ilk 11’de kullanılabilirdi. Ancak Sergen Hoca, piyasa değeri 14 milyon euro olan Portekizliyi 90+2’de sahaya sürdü. Şimdi soruyorum siz Beşiktaşlılara, “Bundan sonraki maçlarda Jota, Beşiktaş forması için varını yoğunu ortaya koyar mı?”….
