KANTE VE OOSTERWOLDE NEREDE OYNADIĞININ FARKINDA MI?
Elindeki 4 kanat oyuncusundan üçünü yedek kulübesinde oturtup..
Orta sahada Guendouzi'nin önüne Kante-İsmail ikilisini koyan Tedesco'nun...
4-1-4-1 dizilişiyle sahaya sürdüğü takımı, maça yüzde 70 topa sahip olma yüzdesiyle başlayınca, Trabzonspor büyük baskı yedi, dahası da abondone oldu...
Ev sahibi Muçi'nin hızlı geçiş sonucu gelen golüyle, her ne kadar öne geçse de, orta sahada oyunu dengeleyemedi..
Çünkü İsmail iki kişilik oynuyor buna karşın ev sahibi takım merkezdeki baskıdan kurtulmak için, topu kanatlara yayamıyordu...
Zaman zaman yaysa da, Zubkov'un yokluğu nedeniyle, ceza sahasına orta yapmakta oldukça zorlanıyordu…
Bir başka ifadeyle; misafir takım elindeki orta saha zenginliğine güvenerek maça baskıyla başlamış ama, ilk golü atan ev sahibi skor avantajını yakalasa da devamını getirememişti..
Bu arada, Asensio’nun zekası, İsmail’in rakibi bozan agresif futbolunun yanı sıra, Talisca'nın da rakip defansın dengesini bozan derinlemesi koşuları dikkat çekerken skora eşitlik gelmişti...
Bu noktada hemen altını çizelim ki; Fenerbahçe'nin attığı ilk golünün esas sahibi, top kapma canavarı İsmail'dir..
Buna karşın yenilen iki golde de en büyük sorumluluk, BARİZ POZİSYON HATALARI YAPAN OOSTERWOLDE' YE AİTTİR..
İlk golde Muçi'nin arkasında kalıp, REFAKATÇI KOŞUSU YAPMASI YETMEMİŞ GİBİ...
Onuachu'nun attığı kafa gölünde, ondan önce havaya sıçrayarak rakibine hamle üstünlüğü vermemek yerine, İTEREK POZİSYONUNU BOZMAYA ÇALIŞMASI, tam bir futbol aklı cehaletidir.
İki oyuncu arasında boy ve güç farkı olduğu tartışılmaz ama, piyasa değeri 20 milyon Avro'dan fazla1 olan bir stoperin, rakibini markaja almak yerine, ona adeta ikramda bulunur gibi oynaması, kabule şayan değildir..
Dahası ben şampiyonluğa oynayan bir takımda, böylesi acemice hatalar yapan bir başka stoper örneğini, neredeyse 40 yıldır görmedim desem, yeridir...
Ayrıca bu arkadaşın son haftalarda yaptığı fbireysel hatalar dikkate alındığında; "jübile maçı modunda" gibi oynaması bir yana, futbol dışı agresifliği nedeniyle de, her an kırmızı kart potansiyeline sahip olması, ayrı bir handikaptır..
İlk yarı bitmeden Fenerbahçe, Onachu'nun golüyle, skor açısından ikinci kez geriye düşünce...
Tedesco bu defa taktiksel bir hamleyle takımı geriye doğru çekince, Kerem'in attığı beraberlik golü..
Defanstan başlatılan hızlı geçiş hücumu sonrası geldi ve böylece hocanın hamlesi de doğru sonuç vermiş oldu..
Yeri gelmişken
Fenerbahçe'nin ikinci yarının başında 3. golü geldiğinde, attığı isabetli şut sayısının sadece üç'te kaldığının da altını çizmeliyiz...
Şimdi biraz daha teknik ayrıntıya geçerek, sıralayalım:
1' Kim ne derse desin, Asensio, bir maçın kaderini değiştirebilecek oyuncu olduğunu, bu maçta da bir kez daha gösterdi...
2' Nitekim ilk yarıda nasıl Kerem’e harika bir gol pası (kilit pas) verdiyse, ikinci yarının başında da müthiş bir gol atarak görevini fazlasıyla yaptı..
3' Tam bu noktada Asensio'ya; ister kanatta, ister santrafor arkasına kayarak 10 numara gibi oynaması için, ona bu özgürlüğü tanıyarak doğru tercih yapan Tedesco'nun, bu maç özelinde gecikmiş ve bazıları anlamsız hamlelerine de değinmeden geçmek olmaz..
4' Özellikle oyunun son 15 dakikalık bölümünde, skor dezavantajı nedeniyle rakibin risk aldığını görüp, doğru oyuncu değişiklikleri yapsa, maçı skor açısından daha farklı bitirebilirdi..
5' Mesela Kerem'i çıkarmadan diğer kanada Musabayı daha önce monte etmesi..
6' Keza Kante'nin yerine de Fred'i daha önce sahaya sürmesi gerekirdi...
7' Hoca bu hamleleri yapamadığı için, son 15 dakikanın Fenerbahçe açısından
sıkıntılı geçtiğini vurgulamakta fayda var...
8' Trabzonspor'a gelince; erken skor avantajı moraline rağmen Fenerbahçe son 15 dakika oyundan düşene kadar, oyunu hiç kontrole alamadılar...
9' Onuachu'yu daha çok beslemeleri gerekirdi, Folcarelli ise hiç iyi değildi..
10' Augusto hiçbir şey yapmadı ama, en büyük hayal kırıklığı ise. Oulai'ydi..
11' Tedesco'nun gerek maç öncesi, gerek maç içerisinde değişkenlik gösteren oyun planı, büyük ölçüde işlemiş...
12' Karşı cephede ise, "henüz bu seviyelerin teknik adamı değil" tartışmalarına muhatap olan Fatih Tekke'den, Onauchu'ya top gelmediği halde, santrforu çiftleyip, Umut Nayir hamlesi gelince, neden hakkındaki eleştirilerde haklılık payının yüksek olduğu da, böylece görülmüş oldu...
13' Keza hocanın sarı kartlı Talisca'yı kenara alıp, yorulan rakibe karşı oyunu genişletmek için; oyuna önce Cherif'i, ardından da Musaba-Nene ikilisini alması ise kısmen doğru, kısmen yanlıştı..
14' Şöyle ki; gerek Kante, gerekse de Cherif hazır değil..
Ayrıca birinin yaşı 35 diğerinin 19...
Ancak işin en vahim yönü her ikisi de, henüz Fenerbahçe'de oynadıklarının farkında değil..
Dahası Kante oynadığı mevkii itibarı ile çok dinamik olması gerekirken, ilerlemiş yaşı nedeniyle bunu başarabilecek gibi gözükmüyor...
Cherif ise, top tekniği hakkında henüz bir kanaat vermemesi bir yana, "BENDEN SANTRFOR OLMAZ" gibi bir görüntü veriyor..
Maçın özetini tek cümle ile yapmak gerekirse; Tedesco'nun Fatih Tekke' ye, teknik adamlık dersi verdiği..
Fenerbahçe'nin de en keskin virajlardan birini kayıpsız döndüğü bir 90 dakika izlediğimizi söyleyebiliriz...
Şimdilik bu kadar...
Kaynak: Haber Merkezi
