menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Liderliğin kimyası: Lazanya tepsinizi bir laboratuvara dönüştürmek

42 0
02.03.2026

Apple TV ’ın son zamanlardaki dizisi Lessons in Chemistry (Kimya Dersleri), 1950’lerde Amerika’da geçiyor. Dizi, laboratuvardan atılan ve bir televizyon yemek programı sunucusu olan kimyager Elizabeth Zott’un hayatını anlatıyor. Ancak bu bir "kadın hikayesi" olmanın çok ötesinde; "Birincil İlkeler", "Efektüasyon" ve "Job Crafting" teorileri üzerine yazılmış, CEO'lara ders niteliğinde bir strateji manifestosu.

Elizabeth Zott, kendisine dayatılan "Gülümse ve köfte tarifini ver" şablonunu reddeder. Mutfak bazen laboratuvar hissi verir. Yemek yaparken her şey kimya gibi olur. Tuzu uzatır mısın?"demez, "Sodyum klorür nerede?"der. Bu bakış açısı, iş dünyasında önemli bir değişiklik yapmanın anahtarıdır.

Aristo’dan Elon Musk’a: "Birincil İlkeler" (First Principles)

Elizabeth mutfakta yemek yaparken, aslında yaklaşık 2000 yıl önce Aristoteles’in düşündüğü bir fikri kullanıyor. Aristo, Metafizik eserinde buna "arche" (başlangıç/kök) der: Bir şeyi gerçekten bilmek için, onu artık parçalanamayacak en küçük doğrularına, yani atomlarına kadar ayırmak ve oradan yeniden inşa etmek gerekir. Varsayımları değil, fiziksel gerçekleri temel almaktır.

Bugünün en ileri görüşlü liderlerinden biri olan Elon Musk, bu düşünceyi iş dünyasına şöyle aktarır: "Çoğu insan birer aşçı gibi var olan tarifleri kullanır. İnovatif liderler ise birer kimyagerdir."Elon Musk uzay sektörüne girdiğinde insanlar, roketlerdeki bataryaların çok pahalı olduğunu ve bu işten para kazanmanın zor olacağını söylüyordu. Musk ise analojiyi reddetti ve Aristo gibi "arche"ye indi: "Roketin hammaddesi ne?Alüminyum, titanyum, bakır. Bunların Londra Metal Borsası'ndaki fiyatı ne?"Gördü ki hammadde maliyeti, roketin satış fiyatının sadece %2'siydi. Sorunun kaynağı malzeme değildi. Üretim şekli yanlıştı. İşte "Birincil İlkeler" budur; herkesin "imkansız" dediği şeyi, moleküllerine ayırıp ucuza mal etmektir.

Tarihte bunun en çarpıcı örneği Johannes Gutenberg’dir. O dönemde herkes "Daha hızlı nasıl el yazısı yazarız?" (Analoji) diye düşünürken, Gutenberg yazı yazma eylemini en küçük parçasına, yani "tek bir harfe" indirgedi. Üzüm sıkma presinin mekaniği ile madeni para basma tekniğini birleştirdi ve matbaayı icat etti. Elizabeth Zott da dizide "Lazanya nasıl yapılır?"sorusuna "Annem gibi" diye cevap vermez. "Protein bağları ısıda nasıl kopar?"diye sorar. Bence bu........

© Forbes Türkiye