menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimin Unuttuğu En Büyük Ders ! “Bir Yürek İnşası, Dostluk ve Eğitim”

65 0
16.11.2025

Yaş kemale erip, ömrün baharı usulca kışa dönerken anlarız ki, bu dünyanın en kıymetli hazinesi ne bir makam ne de bir hırstır. Aradığımız, o çocukluk safiyetinde bıraktığımız sarsılmaz bir liman, samimi bir dost yüzüdür.

Dost mu dediniz?

Bugünlerde pek de kolay bulunmayan bir şey!

Lakin, zaman geçtikçe dost bulmanın, o “gönül bağı”nı kurmanın imkânsız bir hedefe dönüşmesi, bu çağın en büyük imtihanıdır. Dostluklar, tıpkı taze fidanlar gibi, ruhumuzun henüz esnek olduğu gençlik çağlarında, büyümeye en müsait zamanlarda şekillenir.

Çocuklukta ne güzeldi!

Bir sabah küslükle başlayan oyun, akşam ezanıyla birlikte sıfırlanırdı. Dünün kırgınlıkları, yeni bir güne, yeni bir başlangıca mâni olmazdı. Tıpkı bir yaz yağmuru bulutu gibi gelip geçen anlık öfkeler, geride güneşli bir gökyüzü bırakırdı. Kalbimizin, kıştan yaza, hüzünden neşeye geçişini bu denli kolay yapan, henüz sertleşmemiş bir toprak parçasıydı. Yani o zehirlenmemiş, kirlenmemiş kalp toprağıydı.

Oysa yaş ilerledikçe, kırgınlıklar öyle anlık bir sis gibi dağılmıyor. Adeta yıllar süren tektonik hareketlerle oluşan dev kayalar misali, gönlün derinliklerine yerleşiyor. Unutmak zorlaşıyor, affetmek meşakkatli bir ibadet haline geliyor. Tam bu noktada affetmek öyle zorlaşıyor ki o dev kayalar üzerinize üzerinize geliyor sanki!

Bugünün insanı, modern hayatın içinde kaybolmuş, tam bir kapalı kutu! Herkesin üzerinde, ruhunun gerçek yapısını,........

© Fikir Kazanı