menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Gazozcu Çığırtkanlar!”

28 0
30.12.2025

İşte bir yıl daha geçip, gidiyor hayatımızdan.

İnsanlar her zaman kolay yolu seçerek; gün, ay, yıllara fatura eder tüm acı, zorluk, üzüntülerini.

Sanki herkesin yıllarla sorunları var!

Olgulara ayna tutmayı, sorgulamayı, empati yapmayı bilmediğimiz için sadece ‘bahane’ arıyoruz olup bitenlere.

Eğer; yaşanmışlıklara neden anlayışları, failleri, kendi duruş ve katkımızı sorgulamış olsaydık, bu denli kaderci olmazdık.

Bu nedenle her yeni yılı; umutla, daha daha artan dileklerle karşılarız.

Söz ve müziği Mahsuni Şerif ile Edip Akbayram’a ait “YILLAR” türküsü:

“Yıllar ömrümü çaldınız / Yıllar baharımı aldınız / Yıllar sebebim oldunuz…”

Nakaratı ile sürüp gider.

Evet, her ömrü var eden, bahar yaşatan ve tüketen saat-gün-ay-yıl gibi ölçüm birimleri vardır.

Bu nedenle de bu türküyü dinleyen herkes kendisini, çaresiz kalmış bir özne sayar. Dinledikçe kimi ailesi kimi halkı kimi de dünya için farklı anlam ve düşünceler üretir.

Düşünmek serbest olduğuna göre isteyen yeni yıla istediği gözle bakıp farklı anlamlar yüklesin dursun.

Değişmez olan tek şey dünyadaki ‘diyalektik’ değişim-dönüşümdür. Bu çelişkiler süreciyle ile başlayıp yol alır: tez-antitez-sentez ve sonsuz yaşamın değişim dönüşümü.

Yüzyıldan beridir: Kürtler; onların tarihi, coğrafyası, dili, kültürü yoktur diyen inkarcı faşist anlayış türedi.

Fakat bu anlayış yaşanan değişim dönüşüm sonucu olarak bugünlerde: “Türkiye’de “Kürt halkı” diye ayrı bir siyasal özne yoktur. Türkiye’de Kürt kökenli vatandaşlarımız vardır.” noktasına geldiler.
Bu inkarcı anlayış sportif karşılaşmalarında da kitle psikolojisi kullanarak taraftarı ele geçiriyor. Bu coşku da taraftarda: neden-niçin sorgulama ve düşünme fırsatı bulamadığı bir süreç başlatır.

Ve aklın-mantığın dip, duyguların zirve yaptığı anlar başlar…........

© Fikir Kazanı